KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/24204 E., 2014/24613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Karşıyaka 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 09/06/2014
- Numarası
- 2013/5-2014/177
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin haklı veya geçerli sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2. maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı, gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı da mümkündür.
Dosya içeriğine göre, somut uyuşmazlıkta ispat yükü kendisinde olan davalı işveren, işçinin ihtar edilmesine rağmen yapmakla mükellef olduğu görevleri yapmamakta ısrar ettiğini iddia etmiş ise de, bu iddiasını yukarıda belirtildiği şekilde ispat edememiştir. Diğer bir anlatımla, işverence davacı işçinin iş sözleşmesini geçerli veya haklı sebeple feshettiğini kanıtlanamamıştır. Bu durumda davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalı olup, 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/24204, K. 2014/24613, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama