İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniYARGITAY KARARI

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/24574 K.2014/32318

Davacı işçi, davalıya ait işyerinde 04.10.1993-09.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, 12.06.2011 tarihinde milletvekili genel seçimlerine katılmak üzere 6976 sayılı genelgeye istinaden işyerinden ayrıldığını, verilen bilgilendirme dilekçesinde istifa…

Esas2014/24574Karar2014/32318Tarih18 Kasım 2014Okuma4 dk · 785 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2014/24574 E., 2014/32318 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2014
Mahkemesi
Ankara 15. İş Mahkemesi
Tarihi
15/05/2013
Numarası
2012/453-2013/363
Davacı İsteminin Özeti
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

785 kelime·4 dk okuma

Davacı işçi, davalıya ait işyerinde 04.10.1993-09.03.2011 tarihleri arasında çalıştığını, 12.06.2011 tarihinde milletvekili genel seçimlerine katılmak üzere 6976 sayılı genelgeye istinaden işyerinden ayrıldığını, verilen bilgilendirme dilekçesinde istifa ya da istifayı andıran bir kelime bulunmamasına rağmen, dilekçesinin istifa olarak değerlendirildiğini, iş sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedildiğini belirterek, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatı ile ödenmeyen ücret alacağı istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davalı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı işçi davalıya ait bankada 04.10.1993-28.02.2003 tarihleri arasında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel olarak, 01.03.2003-09.03.2011 tarihleri arasında ise 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışmıştır.

Davalı işveren tarafından 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 5. bendi gereğince onbeş yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gününü tamamladığı gerekçesiyle kıdem tazminatının ödenmesine karar verilmiş ve davacının 4857 sayılı Kanun'a tabii olarak çalıştığı 01.03.2003-09.03.2011 tarihleri arasındaki dönem için kıdem tazminatı ödenmiştir.

Mahkemece, davacıya 04.10.1993-28.02.2003 tarihleri arasındaki sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönem için de kıdem tazminatının ödenmesine karar verilmesi yerindedir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm süre işçilikte geçmiş gibi 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki genel tavana göre hesaplamaya gidilmiştir.

Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek emeklilik ikramiyesini geçemez. Bu üst sınır, öğretide “genel tavan” olarak adlandırılmaktadır.

Özel tavan ise, 1475 sayılı Kanun'un 14/6. fıkrasında öngörülmüştür. Buna göre, işçinin iş sözleşmesinin yaşlılık veya malullük aylığına hak kazanması ve Emekli Sandığına tabi olarak hizmetlerinin bulunması durumunda son kamu kurumu işverenince Emekli Sandığına tabi hizmetleri için ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı, anılan Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktarı geçemez. Bir başka anlatımla, işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatı tutarı o işçinin Emekli Sandığına tabi hizmetleri karşılığında kendisine ödenmesi gereken emeklilik ikramiyesini aşamaz.

Kıdem tazminatı tavanını öngören kurallar kamu düzeniyle ilgili olup, aksine sözleşme hükümleri geçersizdir. Dairemiz kararlarında, Emekli Sandığı hükümlerine tabi olarak memur sıfatıyla çalışılan dönem için, 1475 sayılı Kanun'un 14/6. maddesindeki özel tavanın uygulanması gerektiği kabul edilmiş, başka kanunlarda aksini öngören düzenlemelerin özel tavan sınırlamasını bertaraf etmeyeceği vurgulanmıştır.

4857 sayılı Kanun'un yürürlülüğü öncesinde 1475 sayılı Kanun'un 98/D. maddesine kıdem tazminatının kanuna aykırı olarak ödenmesi cezai yaptırıma bağlanmıştı. Sözü edilen hüküm 4857 sayılı Kanun döneminde yürürlükten kaldırılmış olsa da, her iki tavanı öngören 14. madde halen yürürlüktedir. Öğretide, kıdem tazminatı tavanını bertaraf eden sözleşme hükmünün batıl olduğu görüşü ileri sürülmüştür.

Öte yandan, 4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Z..B.., Türkiye H..B..

Anonim Şirketi ve Türkiye E..B..Anonim Şirketi Hakkında Kanun'un 03.07.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4684 sayılı Kanunla eklenen geçici 2. maddesinde, “...Sandığa tabi olarak çalıştıkları ve "emekli ikramiyesi" veya "kıdem tazminatı" veya "iş sonu tazminatı" alamadıkları yıllar için, Bankadaki emsali Emekli Sandığına tabi personele her bir hizmet yılı için ödenmesi gereken "emekli ikramiyesi" tutarı kadar kıdem tazminatı ..... ödenir” şeklinde kurala yer verilmiştir.

Anılan hükme göre, sözleşmeli personel olarak 399 sayılı KHK kapsamında çalışılan süre için emsali Emekli Sandığı iştirakçisinin emekli ikramiyesi tutarı dikkate alınmalıdır. 4603 sayılı Kanun'un sözü edilen hükmü de 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 6. fıkrasındaki düzenlemelerle uyumludur.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında çalışılan dönemde Emekli Sandığı Kanunu veya Z..B A.Ş. ve T. H..B.. A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına tabi olunması da bu sonucu değiştirmemektedir. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12. maddesinde, sözleşmeli statüde çalıştırılan personelin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.

Ayrıca, taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinde, kıdem tazminatı tavanının bertaraf eden bir kurala da yer verilmiş değildir. İş sözleşmesinin 5. maddesinde bankada ve diğer kamu kurumlarında geçen süre için kıdem tazminatı ödeneceği öngörülmüş ise de, bu ödemelerin kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi çerçevesinde yapılması gerektiği açıktır. İşçinin kıdem tazminatı tavanını aşacak şekilde menfaat temin etmesi mümkün değildir.

Davacıya sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre için kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun'un 14/6. maddesine öngörülen özel tavan gözetilerek hesaplanmalıdır. Mahkemece, tüm süre işçilikte geçmiş gibi genel tavan esasıyla yapılan hesaplamaya itibar edilerek isteğin kabulü hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, davalı işverence davacının feshi 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 5. bendi kapsamında değerlendirildiği için ve kesinleşen işe iade davası da dikkate alındığında, davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de isabetsizdir.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/24574, K. 2014/32318, 18 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/24574
Karar No
2014/32318
Tarih
18 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/24576 K.2014/35357
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/24576 K.2014/32834
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/24577 K.2014/23938
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/24578 K.2014/25546
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/24579 K.2014/25574
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/24579 K.2014/25799

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.