KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/25585 E., 2015/12253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2015
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
MAHKEMESİ . Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, ücret alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ücret, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır.
Dosya kapsamından davacının fesihten önceki iki ay işyerine hiç gitmediği, bu sebeple iş sözleşmesi davalı tarafından feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... davacının fesihten önce Nisan ve Mayıs aylarında işe hiç gelmediğini belirtmişlerdir. Bu durumda işverence yapılan fesih haklı sayılmalıdır. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacının ücretinin ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Somut olayda davacının iş sözleşmesi feshedilmeden önceki Nisan, Mayıs ve Haziran ayında işe gelmediği, bu sebeple çalışmayan davacının ücrete hak kazanamayacağı, bu aylar dışlanarak ücret alacağının hesaplanması gerekirken söz konusu dönemlerde dahil altı ay, beş günlük ücret hesaplamasına göre karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/25585, K. 2015/12253, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama