KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/27736 E., 2016/2001 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Gerekçeli kararın dahili davalılardan ...Ltd. Şti.'nin daimi işçisi ...'in tebellüğden imtina etmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği; ...Ltd. Şti. vekilinin vekillikten çekilme dilekçesinin işyeri sahibinin seyahatte olduğundan bahisle aynı konutta oturan annesi imzasına tebliğ edildiği, gerekçeli kararın ise anılan şirkete Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarihli ve 2011/21-882 esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere, hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz.
Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması. Böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir.
Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. Moroğlu, Makalelerim I, İst. 2001, s. 4-5).
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/27736, K. 2016/2001, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama