İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/28692 K.2015/30662

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı şirket avukatları tarafından temyiz edilmiş ve davalı ........ tarafından duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak…

Esas2014/28692Karar2015/30662Tarih10 Kasım 2015Okuma5 dk · 941 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2014/28692 E., 2015/30662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Kasım 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

941 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı şirket avukatları tarafından temyiz edilmiş ve davalı ........ tarafından duruşma talep edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davalı ................ yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı ... yönünden taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ................ vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin ve davalı ................vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacının birinci çalışma döneminde, işe giriş tarihinin 28.11.2005 olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, dosyaya sunulan bir kısım işyeri kaydında davacının ilk işe giriş tarihi 28.11.2006 şeklinde gösterilmiştir.

Hizmet döküm cetvelinin incelenmesinden de, davacının, davalı işveren şirkete ait “....” tescil numaralı işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 28.11.2006 şeklinde kayıtlı olduğu, 28.11.2005-28.11.2006 tarihleri arasında ise, sırasıyla ..... ve .... tescil numaraları işyerlerinden aralıklı çalışmaların kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen ... ve ... tescil numaraları işyerlerinin hangi işverene ait olduğu hususunda dosya içeriğinde bilgi ve belge yoktur.

Anılan sebeple, hizmet döküm cetvelinde kayıtlı ... ve .... tescil numaraları işyerlerinin hangi işverene ait olduğunun Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorulması ve davalı işverenle ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken, bu yönde bir işlem tesis edilmeden işe giriş tarihinin yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olmuştur.

3-Mahkemece, davacının birinci çalışma döneminin sonunda kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödendiği ve işverenin ibra edildiği gerekçesiyle, bu döneme ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan, birinci çalışma dönemine ilişkin ibranamede, davacıya 5.173,52 TL kıdem tazminatı ve 1.511,37 TL ihbar tazminatı ödendiği yazılı olup, söz konusu ibraname işçi imzasını taşımaktadır.

İbranamede belirtili kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi toplamı olan 6.684,89 TL, davacının banka hesabına 02.05.2012 tarihinde yatırılmıştır.

Davacı vekili, müvekkili işçinin, işverenin hilesine maruz kaldığını, işverenin muhasebecisinin elinde işçinin banka kartının bulunduğunu, bankaya yatırılan tutarın kısa bir zaman dilimi içerisinde işverence geri çekildiğini, bu olay sebebiyle davacının şikayetinin engellenebilmesi amacıyla da işçinin yeniden işe alındığını iddia etmiştir.

Dinlenen davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgisi bulunmamakta olup, beyanlarında davacının tazminatlarının, işverence banka hesabına yatırılıp sonra çekildiğini duyduklarını ifade etmişlerdir.

Banka hesap dökümlerinin incelenmesinden, 02.05.2012 tarihinde saat 17:04'de, kıdem ve ihbar açıklamasıyla 6.684,89 TL'nin davacının banka hesabına işverence yatırıldığı, yine aynı tarihte saat 17:24'de ise, 6.685,00 TL'nin davacının banka hesabından, dava dışı ...... isimli şahsın hesabına “borcum olan” açıklamasıyla havale edildiği anlaşılmaktadır. Türkiye İş Bankasının 31.01.2014 tarihli cevabi yazısında, 6.685,00 TL'lik havalenin bankamatik aracılığıyla yapıldığı bildirilmiştir.

Davalı şirket yetkilisinin, Savcılıkça alınan 25.10.2013 tarihli ifadesi içeriğinden, ......... isimli şahsın davalı şirketin muhasebecisi olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı işçi, ceza soruşturmasında alınan ifadesinde, işveren firmanın muhasebecisi olan .........'ın, hesabın kapatılacağını bahane edilerek İş Bankası maaş kartını elinden aldığını, kendisinin bilgisi dışında para yatırılıp tekrar çekildiğini, aynı uygulamanın işyerinde çalışan ............ isimli bir başka işçiye de yapıldığını beyan etmiştir. Dava dışı ............, kolluk birimince alınan 03.06.2013 tarihli ifadesinde bu durumu doğrulamıştır.

Dairemizin 2014/27860 esas sayılı dosyası içeriğinden, ............ isimli işçinin de, davalı şirkete karşı dava açtığı, davasında benzer bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu, şahsın banka hesabına tazminat ödemesi yapıldıktan kısa süre sonra, bankamatik havalesi yoluyla .........'ın hesabına, “borcuma istinaden” açıklamasıyla havale işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, davalı işveren şirketin, ibranamede yazılı kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarını davacının banka hesabına yatırdığı, yatırılan tutarı yaklaşık yirmi dakika sonra, işçinin banka kartını elinde bulunduran muhasebecisi ......... vasıtasıyla bankamatik aracılığıyla hesaba havale yöntemiyle geri aldığı, ......... isimli şahsın işveren adına hareket ettiği sabittir. Bu hileli işlemlerle kayden ödeme yapılmış gibi gösterilmiş ise de, gerçekte ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerle, mahkemece, birinci çalışma dönemine ilişkin davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığının kabulü hatalı olmuştur.

3-Mahkemece, davacı tanıkları anlatımları esas alınarak, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış ise de, tanıkların davalıya ait işyerindeki çalışma süresi ve dolayısıyla davacının çalışma şartlarını bilmelerinin mümkün olduğu süre değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, tanıkların hizmet döküm cetvelleri celp edilerek incelenmeli ve davacının çalışma şartlarını bilmeleri mümkün olduğu süre tespit edilerek değerlendirme yapılmalıdır.

Diğer taraftan, dava dilekçesinde yedek şoför olduğunda hafta tatili izninin kullandırıldığına yönelik açıklama mevcut olup, mahkemece dava dilekçesindeki söz konusu açıklamanın nazara alınmadan davacının tüm hafta tatillerinde çalıştırıldığının kabul edilmesi de hatalı olmuştur.

4-Mahkemece, ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gerekçesiyle, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarında ıslah ile artırılan miktarlar yönünden faiz işletilmemesine karar verilmiştir.

Davacının ıslah dilekçesi ile dava konusu alacak miktarını artırmak suretiyle dava dilekçesini kısmen ıslah ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kısmi ıslahta, dava dilekçesinin sadece miktar yönü düzeltilmiş olup, dava dilekçesinin diğer kısımlarının geçerli olduğunun kabulü gerekir. Başka bir anlatımla, dava dilekçesinin faiz ile ilgili kısmı ıslahla artırılan miktar için de geçerlidir. Davacının faiz talebini ıslah dilekçesinde tekrar etmesinin anlamı yoktur. Aksi halde dava dilekçesinin miktar dışındaki tüm unsurlarına ıslah dilekçesinde de yer verilmesi gerekir ki, kısmi ıslahta bunun gereksizliği ortadadır.

Somut olayda, davacı dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olup, miktar artırmak suretiyle yapılan kısmi ıslahta ayrıca faiz talebinin bulunması gerekli değildir. Mahkemece bu yönün nazara alınmadan, ıslah dilekçesinde faiz talebinin bulunmaması gerekçesiyle, ıslahla artırılan miktara faiz işletilmemesine karar verilmesi hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/28692, K. 2015/30662, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/28692
Karar No
2015/30662
Tarih
10 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/28696 K.2015/17827
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/28708 K.2015/18344
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/28738 K.2015/30665
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/28739 K.2015/30668
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/28758 K.2015/17349
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/28776 K.2015/17945

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.