KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/30978 E., 2016/3430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, geçici görev yolluğu alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kurumda işçi olarak çalıştığını, davacının çalıştığı işyerinin ...’da yer aldığını, ancak işverenin kampanya dönemlerinde davacıyı ...’de görevlendirdiğini ve bu sebeple geçici görev yolluğuna hak kazandığını iddia ederek bunun tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının geçici görev yolluğuna hak kazandığı süreler olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
...-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının geçici görev yolluğuna hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 42. maddesine göre, "Geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre verilen gündelikler: Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. îlk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödenir".
Davacının yararlandığı toplu iş sözleşmelerinde geçici görev yolluğunun gün itibariyle miktarı belirli bir katsayıyla belirlenirken geçici görev yolluğuna hak kazanma bakımından Harcırah Kanunu’na yollamada bulunulmuştur.
Somut olayda davacının ...(...)’de ikamet ettiği ve işyerinin ... bulunduğu görülmektedir. Davacı geçici görevlendirme ile ...’deki fabrikaya gönderilmiş ve çalışmasının çoğunluğu ...’deki fabrikada geçmiştir. Bilirkişice davacının ikametgahı dışında görevlendirildiği ... geçen çalışma süresi için geçici görev yolluğu hesaplanmıştır.
Ancak geçici görev yolluğuna hak kazanmak için öncelikle çalışılan işyeri dışında başka bir yere görevlendirilmek gerekmektedir. Kanun bu durumu geçici görev ile başka bir yere görevlendirilenlerin bu hakka sahip olduğunu ifade ederek vurgulamaktadır. Davacının işyeri ...’da olduğundan ...’daki çalışması geçici görevlendirme olarak nitelendirilemeyeceğinden ...’daki çalışma için geçici görev yolluğunun hüküm altına alınması isabetsizdir.
Diğer taraftan davacının ...’deki çalışması ise geçici görev yolluğuna ilişkin düzenlemenin amacı dikkate alındığında geçici görev yolluğuna hak kazandırmaz. Zira davacının ikametgahı ...de bulunmaktadır. Geçici görev yolluğunun amacı memurların ikamet ve işyerleri dışında geçici olarak görevlendirildikleri yerlere ulaşımları, iaşeleri, barınmaları gibi ihtiyaçları karşılamaktır.
Bir başka anlatımla geçici görevlendirmenin memurlar için ek bir mali külfet oluşturmasının engellemektir. Davacı görevlendirildiği yerde ikamet ettiğinden bu amacın davacı açısından söz konusu olmadığı açıktır. Diğer taraftan 6245 sayılı Kanunun 42. maddesinde işyeri ve ikamet açısından bir ayrıma gidilmemesi bir eksiklik ya da boşluk değildir.
Zira memurların görev yaptıkları yerde ikamet etmeleri Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hukuki zorunluluk teşkil etmekteydi. Dolayısıyla 6245 sayılı Kanun’un 42. maddesini; işyeri ve ikametgahının bulunduğu yer dışında bir yere geçici görevlendirilen Kanun kapsamındaki kişilere geçici görev yolluğu ödenmesinin düzenlendiği bir hüküm olarak yorumlamak ve değerlendirmek yerinde olacaktır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/30978, K. 2016/3430, 10 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama