KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/31625 E., 2014/32879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 10. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21/03/2013
- Numarası
- 2010/217-2013/124
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacının çalışma arkadaşı ile tartıştığı ve bu sebeple işyerindeki düzenin ve huzurun bozulduğu, tartışma sonrasında da akrabalarını çağırarak olayı sürdürme iradesi gösterdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece işverenin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık ücretinin 1.400,00 TL olduğunu iddia etmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da ücret buna göre belirlenmiştir. Davalı ise davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Mahkemece, davacının garson olduğunun kabulü ile fesih tarihi itibariyle çalışma süresi belirtilmek kaydıyla ilgili meslek odalarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/31625, K. 2014/32879, 20 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama