KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/35346 E., 2015/51 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, bozmaya uyarak isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığını savunarak davanın Reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davacı tarafın cevap ve savunmalarının iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir neden olarak sayılamayacağı ve bu gerekçenin iş sözleşmesinin feshinin son çare olması ilkesine de uygun olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Somut olayda anılan tazminatın, davacının kıdemine göre dört aylık brüt ücreti tutarında belirlenmiş olması isabetlidir.
Ancak; 6356 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 3. fıkrasında; işyeri sendika temsilcisinin işe iadesine karar verilmesi halinde, boşta geçen süre için temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakların ödeneceğinin belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemece, söz konusu kanun maddesi nazara alınmaksızın, işyeri sendika temsilcisi olan davacıya ait boşta geçen süre için yazılı şekilde kararın kesinleşmesine kadar dört aya kadar ücret ve haklarının ödeneceğinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/35346, K. 2015/51, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama