İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/35660 K.2015/1161

Davacı, ... İcra Müdürlüğünün 2010/8953 esas sayılı dosyasında davalı tarafından takibe konulan senet dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız ödemelerin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosya davacısı ise…

Esas2014/35660Karar2015/1161Tarih26 Ocak 2015Okuma6 dk · 1.263 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2014/35660 E., 2015/1161 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.263 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Dava

Davacı, ... İcra Müdürlüğünün 2010/8953 esas sayılı dosyasında davalı tarafından takibe konulan senet dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile haksız ödemelerin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosya davacısı ise davalıda sendika başkanı olarak görev yaptığını ancak haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret ve ikramiye, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davayı ise kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti: I-Asıl Dava;

Davacı sendika vekili, davalının, ...

İcra Müdürlüğünün 2010/8953 sayılı dosyası üzerinden 76.600,00 TL asıl alacak ve 10.696,72 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlattığını, takip alacaklısı gözüken davalının, sendika genel başkanlığı görevini yürüttüğünü, genel başkanlığı döneminde sendikanın tüm paralarının bu şahıs tarafından çekildiğini, çekilen paraların bir bölümü sendika lehine kullanılmakla beraber, bir bölümünün halen davalının zimmetinde olduğunu ve bu miktarın toplam 200.000,00 TL olduğunu, müvekkili sendikanın davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını,

hal böyle iken davalının kongre döneminin karışıklığından yararlanarak daha önce yöneticilerden aldığı ve tahsil ettiği için iade etmesi gereken 76.600,00 TL tutarındaki senedi iade etmeyip takibe koyduğunu, kaldı ki davalının fiilen görev yaptığı dönem itibariyle senet konusu edilen alacak miktarı kadar dahi hak edilmiş bir alacağının bulunmadığını çünkü davalının fiilen görev yaptığı daha önceki sendikal yöneticiliğinden doğan alacaklarını ayrıca tahsil ettiğini, mahkeme kararı ile yönetime geldiği 23.06.2009 tarihinden bu yana da, doğan alacaklarının senet alacağından çok daha düşük olduğunu ileri sürerek müvekkilinin,

davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti ile ... İcra Müdürlüğünün 2010/8953 sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin iptaline, davalıya sendika tarafından yapılan haksız ödemelerin istirdadına ve kötüniyetli takip sebebiyle %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II-Birleşen Dava;

Davacı vekili, müvekkilinin mahkeme kararı gereğince 01.08.2009 tarihinde davalı sendika başkanı olarak işe başladığını ancak hakları ödenmediğinden kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil, fazla mesai, ücret ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Asıl ve birleşen dava yönünden de, davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

I-Asıl Dava;

Mahkemece, dava konusu senedin, sendikadan önceki döneme ilişkin alacakları olması sebebiyle davalıya verildiği, ödemeyi ispat yükü üzerinde olan sendikanın, 03.07.1994 ilâ 27.05.2007 tarihleri arası dönem yönünden ücret, ikramiye alacaklarının ödendiğini ispatlayıcı herhangi bir belge ibraz edemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

II-Birleşen Dava;

Profesyonel sendika başkanı olan davacının, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından yararlanamayacağı gerekçesiyle bu alacaklar yönünden davanın reddine, diğer alacaklar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Mahkeme kararı, asıl dava yönünden davacı, birleşen dava yönünden ise davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 28. maddesinin altıncı fıkrasında, sendikaların, gelirlerini, bu Kanunda ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetler dışında kullanamayacağı ve bağışlayamayacağı hususu belirtilmiştir. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 44. maddesi de aynı doğrultudadır.

6356 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, sendika tüzüklerinde, sendika yöneticilerinin ücretleri ile ilgili usul ve esasların yer alması gerektiği belirtildikten sonra, aynı Kanun'un 11. maddesinde, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kurulu üyelerine verilecek ücret, tazminat, ödenek ve yolluklar ile sosyal hakların belirlenmesi konusundaki görev ve yetkinin genel kurulda olduğu ifade edilmiştir. Yine 2821 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında da aynı hususlar ifade edilmiştir.

Sendika tüzüğünün 15. maddesinin “n” bendinde ise, sendika merkez, bölge şube ve şubelerde görev alan yöneticilere verilecek ücretler ile ikramiye, yolluk ve tazminatların tespit edilmesi konusu, genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Yine tüzüğün 80. maddesinin “a” bendinde, yöneticilere ödenecek ücret ve diğer ödemelerin bütçe ile belirleneceği ifade edilmiştir.

Sendika ile sendika yöneticileri arasındaki ilişkinin kural olarak vekalet ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir. Buradan hareketle sendikalarda profesyonel sendika yöneticisi ve amatör sendika yöneticisi olmak üzere iki tip yöneticinin söz konusu olduğunu söylemek gerekir. Sendika yöneticilerine verilecek ücretler ile sağlanacak diğer menfaatleri belirleme yetkisi ise münhasıran genel kuruldadır.

Bu genel açıklamalar ışığında olmak üzere tarafların temyiz itirazları değerlendirildiğinde;

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Asıl dava, sendika tarafından, yöneticiye karşı açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Somut olayda, asıl davanın davalısı tarafından, davacı sendikaya karşı, 22.07.2010 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün 2010/8953 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişilmiş ve takip konusu alacağın tamamı icra dosyasına göre toplamda 110.834,87 TL olarak ödenmiş olmakla takip dosyası işlemden kaldırılmıştır. Takip dayanağı bononun keşidecisi davacı sendika olup, bononun tanzim tarihi 31.08.2009, vade tarihi 08.09.2009 ve bedeli ise 76.600,00 TL' dir.

Asıl davanın davalısı ve birleşen davanın davacısı ..., sendikada iki dönem halinde yönetici olarak görev yapmıştır. Bu cümleden olarak, ilk olarak 03.07.1994 ilâ 27.05.2007 tarihleri arasında, ikinci olarak ise 23.06.2009 ilâ 01.08.2010 tarihleri arasında yönetici Olarak görev icra etmiştir.

Asıl davada, davalının cevap dilekçesi ile, dava konusu bononun, müvekkiline sendika tarafından ödenmesi gereken ücret alacağına karşılık verildiği açık olarak ifade edilmiştir. Somut olayda, birleşen dava, asıl dava davalısının ikinci dönem çalışmasına dair yönetici ücreti alacakları istemine ilişkindir. Şu halde, dava konusu bononun, davalının ilk dönem çalışması olan 03.07.1994 ilâ 27.05.2007 tarihleri arasında icra edilen yöneticilik görevinden kaynaklanan alacaklarına ilişkin olduğu sabittir. Nitekim, davacının ikinci dönem çalışmasının 23.06.2009 tarihinde başladığı, senedin tanzim tarihinin ise 31.08.2009 olduğu nazara alındığında da aynı sonuca ulaşılmaktadır.

Davalının ilk dönem yöneticilik görevi 27.05.2007 tarihinde sona ermiş ve yönetici sıfatıyla görev yapan davalı, 15.06.2007 tarihinde imzaladığı ibranamede, 03.07.1994 ilâ 27.05.2007 tarihleri arasında ücret, ikramiye, kıdem tazminatı, izin ücreti ve diğer bütün haklarını aldığını belirtmiştir. Yönetici olarak görev icra eden davalı tarafından imzalanan ibranamenin baskı altında verildiği söylenemeyeceğine ve ibranamenin geçersizliği de kanıtlanmadığına göre, davalı tarafından verilen ibranameye değer vermek gerekmektedir. Bu itibarla, davalının ilk dönem çalışması olan 03.07.1994 ilâ 27.05.2007 tarihleri arası dönem yönünden herhangi bir alacağı olmadığı tartışmasızdır.

Öte yandan, dosya içeriğine göre, sendika merkez yönetim kurulunun 16.07.2009 tarih ve 2 sayılı kararına göre de, sendikayı borç altına sokacak mali işlemlerde, genel başkanın bulunmadığı durumlarda, genel sekreter ve genel mali sekreterin her ikisinin imzasının bulunması şartının aranmasına rağmen, dava konusu bononun tanziminde, sendika adına sadece genel sekreter ve genel örgütlenme sekreterinin imza attığı anlaşıldığından, bononun sendika adına yetkisiz şekilde tanzim edilmesi de söz konusudur.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece, asıl davanın kabulü ile sendikanın menfi tespit ve dönüşen istirdat isteminin hüküm altına alınması ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3-Birleşen dava, sendika yöneticisinin ücret alacakları ve mali haklarının tahsili istemine ilişkindir.

Birleşen dava davacısı, ikinci görev dönemi olan 23.06.2009 ilâ 01.08.2010 tarihleri arasında ödenmeyen alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ücret, ikramiye, hizmet sonu tazminatı ve yıllık izin alacağı hüküm altına alınmış ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli değildir.

Somut olayda, bilirkişi raporu ile belirlenen davacıya ödenmesi gereken toplam alacak tutarlarında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, sendika tarafından, davacıya daha fazla tutarda ödeme yapılmasına rağmen, gerekçesiz olarak sadece 14.600,00 TL'nin alacaklardan mahsup edilmesi doğru olmamıştır.

Gerçekten, davalı sendika vekili tarafından sunulan belgeler ve dekontlar ile dosya kapsamına göre, cari hesap kartında dökümü gösterilen ödemelerin büyük bir kısmının davacıya yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, mahkemece, öncelikle davacıya yapılan ödemelerin tamamının tutarı belirlenmeli, bu ödemelerin mahiyeti duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli ve buna göre alacaklardan mahsup edilip edilemeyeceği belirlenmeli, bu hususta gerekirse bilirkişilerden ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/35660, K. 2015/1161, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Yargıtay Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/35660
Karar No
2015/1161
Tarih
26 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/35660 K.2015/2118
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/35661 K.2015/696
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/35662 K.2015/1323
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/35663 K.2015/671
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/35663 K.2015/748
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/35664 K.2015/779

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.