KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/4753 E., 2014/4505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/12/2013
- Numarası
- 2013/530-2013/706
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili dava açma süresinin geçirildiğini, davalı kurum tarafından emekliliği hak eden işçilerin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi yönündeki karar nedeniyle sözleşmenin sona erdirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 05.09.2013 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin feshedileceği tarih olarak bildirilen 14.10.2013 tarihine göre davanın süresinde açıldığı kabul edilerek, davacının çalıştığı birimde çalışmak üzere başka bir işçinin görevlendirildiği, ayrıca başka birimlerden çalıştırılmak üzere 8 yeni işçinin alındığı, davacının ise vasıflı bir işçi olup başka birimlerde çalıştırılma imkanının da bulunduğu, davacının davalı iş yerinde çalışmaya devam edebileceği sadece emekliliğe hak kazandığı belirtilerek ile iş sözleşmesine son verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda davacının 1984 yılından beri davalı işyerinde işletme büro işçisi olarak çalıştığı, davacıya tebliğ edilen 05.09.2013 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin 14.10.2013 tarihinde feshedileceğinin bildirildiği, sözleşmenin sona erdirilme gerekçesinin fesih bildiriminde açıklanmadığı ve davanın 31.10.2013 tarihinde açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Fesih bildiriminde davacının imzası bulunduğuna göre bu tarih itibariyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğinden haberdar olduğu açık olup bir aylık hak düşürcü süre geçirildikten sonradava açıldığındandavanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/4753, K. 2014/4505, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama