KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/5095 E., 2014/5769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Her ne kadar yerel mahkemece direnme kararı verilmişse de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca işe iade davası kararlarına karşı direnme kararı vermek mümkün bulunmamakla birlikte 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici 2. madde uyarınca yapılan incelemede bozma kararında davalı tarafın davayı kabulünün maddi hata sonucu işe başlatma daveti şeklinde değerlendirildiği anlaşılmakla maddi hata sonucu verilen Dairemizin 2013/18082-18655 sayılı, 12.09.2013 tarihli bozma kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının 22.08.1994-04.01.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini, bu sebeplerle davacının işe iadesine, işe iade edilmediği takdirde sekiz aylık iş güvencesi tazminatı ile dört aylık boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer sosyal hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 23.05.2013 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece, davalının açılan davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir.
Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Davacının davalı işyerindeki kıdeminin 18 yıl olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sözkonusu tazminatın davacının yedi aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/5095, K. 2014/5769, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama