KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/5264 E., 2014/5558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 28. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2013/332-2013/112
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının, yetkisini aşarak şirketi borçlandırıcı işlem yaparak şirketi zarara uğrattığı ve şirket yöneticisine yönelik gıyabında kötüleyici sözler sarfettiğinden bahisle feshin haklı sebebe dayandığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkeme, davanın süresinde açıldığını kabul ederek işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği ispatlanamadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Bozma sonrası verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (d) alt bendinde, işçinin işverenin başka işçisine sataşması işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalının işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesi yöneticisine yönelik gıyabında kötüleyici ve küçük düşürücü sözler sarfettiğinden bahisle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, idari işler sorumlusu olarak çalışan davacının yöneticisine yönelik gıyabında kötüleyici ve küçük düşürücü sözler söylediği yeminli şahit anlatımından anlaşılmıştır. Bu sebeple işverence yapılan fesih haklı sayılmalıdır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/5264, K. 2014/5558, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama