KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/6347 E., 2014/6744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- İzmir 5. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 30/12/2013
- Numarası
- 2013/323-2013/860
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının özeti:
Davalı A.. Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. vekili, diğer davalı M.. Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ye bordrolama hizmeti sunduğunu, alt işveren sıfatını haiz olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 90. maddesinde belirtilen nitelikte aracı kurum olduğunu ileri sürerek davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.
Karar:
Davalı M.. Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının, davalı Adecco şirketinin işçisi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, ayrıca iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın esastan da reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı A... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş.' nin özel istihdam bürosu olduğuna dair belgesinin bulunmadığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve davacının alt işveren Adecco şirketinin işçisi olduğu ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davalı M.. Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, davalı A... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. yönünden ise davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunup bulunmadığı ile işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, davalı A... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş.'nin özel istihdam
bürosu belgesi olduğu anlaşılmaktadır. İş ve işçi bulmaya aracılık hizmeti veren özel
istihdam bürolarının normatif dayanağı 4857 sayılı Kanun'un 90. maddesi ile 19.03.2013 tarih ve 28592 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğidir. Mezkur kanun ve yönetmeliğe göre, özel istihdam büroları; iş ve işçi bulmaya aracılık etmek ve bu faaliyete yönelik işgücü piyasası, istihdam ve insan kaynakları hizmetlerinde bulunmakla görevli olup bu hususlar dışında, kamu kurum ve kuruluşlarında iş ve işçi bulma faaliyetlerinde ve mesleki olarak geçici iş ilişkisi düzenleme faaliyetinde bulunamaz.
Somut olayda, davalı M.. Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde ekip şefi olarak çalışan davacının davalılar arasında yapılan sözleşme kapsamında A.. Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. tarafından aracılık faaliyeti neticesinde temin edildiği anlaşılmaktadır. Buraya kadar yapılan işlemler dayanak kanuni mevzuata uygundur. Ancak davacının eylemli olarak davalı M.. Ltd.
Şti.'de çalıştığı açık olmasına rağmen bu kez aracılık faaliyeti kapsamı dışına çıkılarak iş sözleşmesi davacı ile davalı A... A.Ş. arasında yapılmış, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimleri yine bu davalı tarafından işveren sıfatıyla bildirilmek suretiyle davacı kayden çalışanı gösterilmiş ve fesih bildirimi de bu şirket tarafından yapılmıştır. Bu haliyle davalılar arasında görünüşte 4857 sayılı Kanun’un 2/6. maddesine aykırı bir ilişki oluşmuştur.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş sözleşmesinin geçersiz sebeplerle feshi sonucuna bağlı kanuni yaptırım sonucu doğan alacaklarından muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Dosya içeriğine göre davalılar arasındaki ilişkinin İş Kanunu'nun 2/6. Maddesine aykırı kurulması nedeniyle davacının gerçek işvereni davalı M...Ltd. Şti.'dir. Bu durumda davacının gerçek işveren davalı M... Ltd. Şti.'nin işyerine iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ilişkin tespitinde mevcut dosya kapsamı ve delil durumuna göre isabetsizlik bulunmamak ile birlikte izah edilen hususlar gözetilmedin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/6347, K. 2014/6744, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama