KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/6801 E., 2014/8407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ankara 10. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 23/01/2014
- Numarası
- 2013/1448-2014/33
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili, müvekkilinin 10.10.2011 tarihinde A. Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'nin alt işveren, Türk Telekom'un asıl iş veren olduğu Türk Telekom Operatörlü Çağrı merkezinde müşteri hizmetleri temsilcisi olarak çalıştığını, usüle aykırı tutanaklar tutularak iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin toplu iş sözleşmesi hükümlerince yapılması gerekmekte iken iş sözleşmesi hükümlerine aykırı davranıldığını, feshe son çare ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir iş ilişkisi olmadığını, davacının işvereninin A. Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. olduğunu belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.
Dahili davalı A. Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeplerle ve usulüne uygun şekilde feshedilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine davacının davaya dahil edilen A.Rehberlik ve Müşteri Hizmetleri A.Ş.'ne işe iadesine ve işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar vermiştir.
Mahkeme hükmü davalı vekili ve dahili davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işverenin yaptığı feshin haklı sebebe dayanıp, dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriğinden, davalı işyerinde çalışan davacının 10.10.2011 tarihinde işe girdiği, 25.04.2013 tarihli fesih bildirim ile davacının iş sözleşmesine ve çalışma düzenine aykırı davranışlar göstermesi, işine karşı ciddiyetsizlik gösterdiği ve işin gereklerini ikazlara rağmen yerine getirmediği sebepleri ile haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davalı alt işverenin dosyaya sunduğu yazılı belgelere göre davacının çalışmasına ilişkin bir çok defa çeşitli sebeplerden dolayı tutanak tutulduğu, davacının yazılı ve sözlü uyarılmalara rağmen görevini aksattığı anlaşılmaktadır. Davacının yazılı belgelerle sabit olan, haklı sebep ağırlığında kabul edilmese dahi işyerinde işin yürütümünü ve çalışma düzenini bozan ve süreklilik arzeden bu davranışlarının iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işe iade kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/6801, K. 2014/8407, 16 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama