KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/8538 E., 2014/10000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Manisa 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 16/01/2014
- Numarası
- 2013/111-2014/7
- Davacı İsteminin Özeti
- —
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının babasının kanser olması sebebi ile tedarikçi firma ortağından para almış ise de bir kısmını ödemesi ve kalan borcun davacının babasının ölmesi sebebi ile istenmemesi davacının çalıştığı süre içinde bir kez olan ve tekrarlanmayan borç alma işlemi sebebi ile uygulanan feshin orantılı olmadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
Somut olayda yönetim sistemleri dökümantasyon sorumlusu olarak çalışan davacının dava dışı tedarikçi firma ortağı ile babasının rahatsızlığı sebebi ile alacak borç ilişkisine girmesi kalan borcu ödememesi çalışma güvenilirliğinin tartışmalı hale gelmesi sebebi ile iş sözleşmesi tazminatsız ve bildirimsiz feshedilmiştir. Dosya içerisinde bulunan Personel yönetmeliği 61. maddesine göre iş sahiplerinden borç istemek veya borç almak işten çıkarma sebebi olarak kabul edilmiştir.
Bu sebeple davacının tedarikçi firma ortağı ile alacak ve borç ilişkisine girmesi, menfaat temin etmesi personel yönetmeliğine aykırı olup işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana geldiği açıktır. İş ilişkisindeki güven unsuru zedelendiğinden iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığı sabit olmasa da geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/8538, K. 2014/10000, 25 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama