KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/10251 E., 2016/15818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
...
DAVA
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, davacının yaptığı işin cam ticareti yapılan işyerinde taşıyıcılık yapıp camları kamyonlara yükleme ve indirme işi olduğunu, 28/05/2008 günü davacı ile aynı şekilde çalışan diğer 4 kişinin işveren tarafından çağrılarak şoförlerin mazot yolsuzluğu yaptıklarını bildikleri halde haber vermedikleri gerekçesiyle iş sözleşmesine son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep ettmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kıdem süresi noktasındadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 10.09.1993-14.08.1998, 10.10.1998-02.06.2000, 13.02.2004-03.06.2008 yılları arasında olmak üzere kesintili çalıştığını, buna göre onyedi yıl, on ay, yirmialtı gün kıdeminin bulunduğu belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının 10.09.1993-03.06.2008 tarihleri arasında kesintili çalıştığı ve çalışma süresinin fasılalar hariç on yıl, onbir ay, onaltı gün olduğu dikkate alındığında bilirkişi tarafından belirtilen hizmet süresi hatalıdır. Hal böyle olunca mahkemece maddi hataya dayalı olarak tespit edilen hizmet süresine itibarla kıdem tazminatının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/10251, K. 2016/15818, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama