KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/10326 E., 2016/14697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Basit yargılama usulünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 317. ve 319. maddelerde “Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir.
Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir. İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.” denilmektedir. Yine 6100 sayılı Kanun 141/2. maddede “ İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” hükmü mevcuttur.
Somut olayda davalı taraf cevap dilekçesini onbeş günlük kanuni süre sonunda vermiş, zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davacı tarafın açık muvafakati ya da ıslahı da bulunmadığına göre savunmasını genişlemez ve zamanaşımı itirazı dinlenemez. Davacı tarafın bu hususlara ilişkin itirazları değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/10326, K. 2016/14697, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama