KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/10451 E., 2016/15062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının ücretinin miktarı noktasında toplanmaktadır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarım serbestçe kararlaştırabilirler.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık net 1.800,00 TL aldığını ileri sürmüştür. Davalı işveren ise davacının en son brüt ücretinin 940,50 TL olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davacının alacakları bordroda görünen ücret üzerinden hesap edilmiş ve hüküm altına alınmıştır. Davacı tanıkları ve davalı tanıklarından Seniye Aşkı davacının 1.800,00 TL üceret aldığını bildiklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda davacının aylık ücretine ilişkin iddiası ispatlanmış durumda olduğundan, belirtilen ücrete göre alacaklarının hesap edilip hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/10451, K. 2016/15062, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama