İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/10624 K.2015/13237

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2015/10624Karar2015/13237Tarih13 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.248 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2015/10624 E., 2015/13237 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Nisan 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, davalı sendika genel yönetim kurulunun genelmerkez hizmet binası bünyesinde "... Şube" adında yeni bir şube açılmasına ve özel güvenlik şube müteşebbis heyetinin, merkez yönetim kurulunca atanmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.248 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacılar vekili, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun genel kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 11/h maddesinde “şube açma, birleştirme veya kapatma, bu konuda tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi”nin öngörüldüğünü, davalı sendikanın 12-13.11.2011 tarihlerinde yapılan son olağan genel kurulunda “... şube” kurulmasına ilişkin bir karar bulunmadığını, tüzüğün Merkez Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen 22. maddesinin 30. fıkrasında “Genel Kurulca verilen yetki uyarınca şube açmak, birleştirmek,

kapatmak ve şubelerin faaliyet alanlarını değiştirme ile bunun için gerekli işlemleri yapmak” şeklinde düzenlemenin yer aldığını, genel kurulda yeni bir şube açılabilmesi için bir karar alınmadığını, bu sebeple de dava konusu genel merkez binası bünyesinde “özel güvenlik şube” adında yeni bir şube açılmasına ilişkin kararın iptali gerektiğini, esasen “özel güvenlik şube” kurulmasına dair bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığını, davalı sendikanın kötü niyetli olup, muhalefeti yok etmek için özel güvenlik şubeyi bünyesinde kurduğunu,

Türkiye'nin her tarafında 21 şubesi olan davalı sendikanın şubelerinin bulunduğu yerlerdeki güvenlik iş kolunda çalışanların bu şubelere üye olması gerekirken, bu şubelerin bulunduğu yerlerdeki iş yerlerinde çalışan sendika üyelerini genel merkeze bağlı özel güvenlik şubesi kurarak,

bu şubelerin üye ve delege sayılarını azaltarak şubelerin genel merkez nezdinde güçsüz kalmasını amaçladığını, davalı sendika yöneticilerinin muhalif şubeleri sindirmek için üzerlerinde baskı yaptığını, varlığını sürdürebilmek için şubelerin içini boşalttığını ve kendi güdümünde olacak şube kurmaya kalkıştığını ileri sürerek davalı sendika genel merkezinin “özel güvenlik şube” adında yeni bir şube açılmasına ve özel güvenlik şube müteşebbis heyetinin merkez yönetim kurulunca atanmasına ilişkin kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun ve somut gerçeğe aykırı iddialara dayandığını, 6356 sayılı Kanun'un 11/1-h maddesi gereğince şube açma konusundaki yetkinin genel kurula ait olduğu ancak genel kurulun bu yetkisini yönetim kuruluna devredebileceğini, sendikanın 14. olağan genel kurulunda oy birliği ile kabul edilen mali bütçe uygulama talimatının 21. maddesinde yer alan “Merkez Yönetim Kurulu yeni örgütlenme yapılan ve gerekli olan yerlerde şube açmaya yetkili kılınmıştır” düzenlemesi ile yönetim kuruluna şube açma yetkisinin verildiğini,

devredilen yetkiye istinaden 18.04.2014 tarih ve 57 sayılı karar ile “...Şubesi”nin açılması kararının alındığını, açılan yeni şubenin olağan genel kurulunun yapılarak zorunlu organlarının seçilmesi gerektiği için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 94. maddesi gereğince müteşebbis heyet adı altında kurucular kurulunun atandığını, davacıların askeri işyerlerinde çalışan işçilerin üyesi bulunduğu ...i Şubesi yöneticileri olduğunu ve özel güvenlik şubesinin kurulmasıyla davacıların yöneticisi bulunduğu şubeye bağlı işyerlerinin kayıtlı üye sayısında bir değişiklik olmadığını bu sebeple davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını,

üye profili, çalışma sistemi, mevzuatı, istihdam alanları, eğitim ihtiyacı ve sendikadan beklentileri anlamında askeri işyerlerinde çalışan işçilerden büyük farklılık gösteren özel güvenlik çalışanlarına hizmet sunabilmek için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu ve bu sebeple sadece bu alanda faaliyet göstermek üzere “...

Şubesi” kurulmasına karar verildiğini, faaliyet sahasının bütün Türkiye olarak düzenlendiğini, genel merkeze bağlı bir ihtisas şubesi olarak çalışmalara başladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, 2012-2015 tahmini mali bütçe uygulamalarının 21. maddesi ile merkez yönetim kurulunun yeni örgütlenme yapılan ve gerekli olan yerlerde şube açmaya yetkili kılındığı ve buna göre 18.04.2014 tarihinde “özel güvenlik şubesi” açılmasına karar veren yönetim kurulu kararının kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu, yine açılan bu şubeyi ilk olağan genel kurula götürecek müteşebbis heyetin merkez yönetim kurulunca atanmasının da kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

6356 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre, sendika tüzüklerinde “Şube veya bölge şubelerinin nasıl kurulacağı, birleştirileceği veya kapatılacağı, görev ve yetkileri, genel kurullarının toplantılarına ve kararlarına ilişkin usul ve esaslar ile sendika genel kurulunda şube ve bölge şubelerinin nasıl temsil edileceği” hususlarının yer alması gerekmektedir.

6356 sayılı Kanun’un 11. maddesinde de “Şube açma, birleştirme veya kapatma, bu konuda tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi” hususları genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Belirtilen kanuni düzenlemelere göre, şube açma, birleştirme ve kapatma yetkisi münhasıran sendika genel kurulunda olup, bu konuda, ancak tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda sendika yönetim kuruluna yetki verilebilecektir. Sendika yönetim kuruluna yetki verilmesi durumunda, söz konusu yetkinin kullanılabilme esasları ise genel kurul kararı ile tespit edilecektir.

Bu genel açıklamalar ışığında inceleme konusu davayı değerlendirmek gerekmektedir.

1-Somut olayda, davalı sendika merkez yönetim kurulunun 18.04.2014 tarih ve 57 sayılı kararı ile “... güvenlik işkolunun farklı bir mevzuatı olması ve güvenlik işletmelerinin merkezleri ile çalışan işçilerin yerlerinin farklı farklı illerde olması sebepleriyle, özel güvenlik çalışanı üyelerimize bu konuda uzmanlaşmış bir yönetim ve kadro ile daha iyi ve etkin hizmet verilebilmesi, faaliyetlerinin yürütülebilmesi ...” gerekçesiyle, genel merkez hizmet binasının bulunduğu adreste “...” adında yeni bir şube açılmasına, kararda ayrıntılı olarak gösterilen ve mevcut şubelere bağlı işyerlerinin de yeni şubeye bağlanmasına karar verilmiştir.

Sendika tüzüğünün 18. maddesinin (g) bendine göre “Şube açma, birleştirme veya kapatma konularında Merkez Yönetim Kurulu'na yetki verilmesi” genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Diğer taraftan, dosya içeriğinden, davalı sendikanın son olağan genel kurulunu 12-13 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirildiği ve anılan genel kurulda kabul edilen bütçenin 21. maddesi ile de “Merkez Yönetim Kurulu yeni örgütlenme yapılan ve gerekli olan yerlerde şube açmaya yetkili kılınmıştır” düzenlemesinin karara bağlandığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, genel kurul kararından açık olarak anlaşılacağı üzere, merkez yönetim kurulu sadece yeni örgütlenme yapılan yerlerde şube açmaya yetkili kılınmış ise de, dava konusu karar ile daha önceden örgütlü bulunulan genel merkez nezdinde yeni bir şube açılmasına karar verilmiş olmakla, “...” adında yeni şube açılması yönünden merkez yönetim kurulunun yetkisiz olduğu tartışmasızdır.

2-Bu noktada ikinci olarak değerlendirilmesi gereken husus, daha önce diğer şubelere bağlı işyerlerinin, yeni kurulacak bir şubeye bağlanması yönünden, merkez yönetim kurulunun yetkisinin bulunup bulunmadığıdır.

Tüzükte bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, 18. maddenin (ö) bendinde, başka bir organa bırakılmamış konuların karara bağlanması genel kurulun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Şu halde, işyerlerinin bağlı bulunduğu şubelerin değiştirilmesi, genel kurul kararı ile yahut genel kurul tarafından açık bir yetki verilmesi durumunda merkez yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirilebilecektir. Ancak somut olayda, bu şekilde bir yetki devri söz konusu olmadığından, dava konusu yönetim kurulu kararı bu yönü ile de tüzük ve kanuna aykırıdır.

3-Anayasanın 51. maddesinin son fıkrasında, sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.

Tüzüğün 4. maddesinde de, sendikanın, sendika içi demokrasinin en geniş anlamda sınırsız ve kesintisiz işlemesini, çalışanların söz ve karar sahibi olmasının önündeki engellerin kaldırılmasını amaçladığı belirtilmiştir.

Öte yandan, dava konusu yönetim kurulu kararı ile, çok farklı illerde bulunan işyerleri ve sendika üyelerinin, herhangi bir coğrafi esas gözetilmeksizin tamamının ...'da kurulacak olan tek bir şubeye bağlanması öngörülmektedir. Bu şekilde bir örgütlenmenin, üyelerin bağlı bulunduğu şube yönetimine ulaşılmasını güçleştireceği, yönetime katılmada önemli zaafiyetler doğuracağı, üyenin sendika üzerinde denetim hakkını kullanmasında ve sorunların mahallinde çözülmesi noktasında güçlükler doğuracağı, böylece üye ile sendika arasında bulunması gereken ilişkileri koparacağı ve genel kurulun demokratik esaslar doğrultusunda teşekkül etmesini engelleyeceği açıktır. Bu anlamda, kararın bu yönü ile de hukuka aykırı olduğu tartışmasızdır.

Bütün bu açıklamalar karşısında, davanın kabulü ile, davalı sendika merkez yönetim kurulunun 18.04.2014 tarih ve 57 sayılı kararının yeni şube açılmasına ilişkin bir nolu bendinin iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/10624, K. 2015/13237, 13 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10624
Karar No
2015/13237
Tarih
13 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/10625 K.2015/13235
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/10626 K.2015/15114
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/10627 K.2015/6768
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/10628 K.2015/15089
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/10628 K.2015/14480
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/10629 K.2015/15090

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.