KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/1434 E., 2016/7898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili,... İş Mahkemesi'nin 2010/691 esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsili amacı ile dava açtıklarını, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2011/51645 esas, 13.01.2014 tarihli ve 2014/190 esas sayılı kararı ile kesinleştiğini, talep konusu alacakların miktarının ilgili dosyada bilirkişi raporu ile hesaplandığını belirterek, hesaplanan bakiye işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kesinleşen dava sonrası bakiye fazla çalışma ve hafta tatili alacağının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 13.01.2014 tarihli 2011/51645 esas, 2014/190 karar sayılı ilamı ile onanan mahkeme kararı ile 17.03.2006-16.09.2010 tarihleri arasındaki davacı işçinin ödenmeyen fazla mesai, hafta tatili ücret alacakları tespit edilmiştir.
Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkar olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. Dava dışı kalan bölümü hakkında, zamanaşımı işlemeye devam eder.
Somut olayda, davalının zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir.
3-Kabule göre, davacı tek tek sayarak alacaklarının ödenmesini istemiştir. Bu durumda hüküm altına alınan alacaklar konusunda faiz başlangıcının ek dava tarihi yerine asıl dava tarihi olan 27.10.2010 tarihinden başlatılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/1434, K. 2016/7898, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama