KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/14747 E., 2017/279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli veya haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğiyle işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamanın devam ettiği bir tarihte sunulan 29.04.2014 havale tarihli dilekçeyle ise, davasını tamamen ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürdüğünü beyan ederek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, dava, işe iade davası olarak açılmıştır. 29.04.2014 havale tarihli dilekçeyle ise, davanın tamamen ıslah edildiği ve alacak davasına dönüştürüldüğü beyan edilerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması talep edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “davanın tamamen ıslahı” başlıklı 180. maddesinde “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı vekili, davasını tamamen ıslah ettiğini bildirmiş ise de, 6100 sayılı Kanun’da gösterilen usulde yeni bir dava dilekçesi sunmamıştır. Bu halde, ıslah yapılmamış sayılarak davaya devam edilmesi gerekirken, aksi yönde kabulle hüküm tesis edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/14747, K. 2017/279, 17 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama