KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/14886 E., 2016/10130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, sosyal yardım ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesnie karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ile davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının değişen alt işverenler nezdinde davalı ... işyerinde temizlik işçisi olarak kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle haklı nedenle davacı tarafından feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı Belediyenin usul hukuku yönünden davalı olarak gösterilip hakkında yargılama yapılarak karar verilmesinin mümkün olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dava öncelikle diğer davalı şirkete karşı açılmış ve yargılama sırasında davalı ... bir dilekçe ile dahili davalı olarak davaya dahil edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda dahili davalı diye bir kuruma yer verilmemiştir. Davalının ıslah yoluyla da değiştirilebilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan davalılar arasında asıl ve alt işverenlik ilişkisi bulunmakta olup, bu hukuki ilişki davanın eda davası olması nedeniyle zorunlu dava arkadaşlığına vücut vermemektedir. Ayrıca somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesinde yer alan “husumette yanılgı” durumu da söz konusu değildir.
Bu itibarla davalı ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından davalı Belediyenin alyehine hüküm kurulması yerinde değildir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/14886, K. 2016/10130, 6 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama