KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/14895 E., 2015/19221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sendikal sebeple haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, feshin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının temyiz itirazına gelince;
Fesih tarihinin 14.09.2012 olması sebebiyle eldeki davaya uygulanacak, mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre;
işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21. madde hükümleri uygulanır.
Ancak, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Somut olayda, iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiği sabittir. Mahkemece de, karar gerekçesinde, feshin sendikal sebeple yapıldığı kabul edilmiştir. Bu halde, eldeki davaya uygulanacak mülga 2821 sayılı Kanun'un 31. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, işe başlatmama tazminatı miktarının davacının bir yıllık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecek olup, mahkemece işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/14895, K. 2015/19221, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama