KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/15296 E., 2017/13294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı vekili, davacının 15.03.2013-10.10.2013 tarihleri arasında tanıtım satış müdürü olarak çalıştığını, davalı işverence davacıya aylık ücretin ödenmediğini, yol parası verilmediğini, iş akdin haksız feshedildiğini beyan ederek ücret alacağı ile ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili alacakları ile yol ücretinin davalıdan tahsiline kararı verilmesini, karşı dava bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacıya ücretinin elden ödendiğini, yol ücreti alacağı bulunmadığını, işyerinde 09:00-19:00 arası çalışmanın olduğunu, davacının kendi mesaisini kendisinin belirlediğini, hafta tatilinde çalışmadığını, davacının işyerinde kendisine ait başka işlerle uğraşıp görevlerini tam yerine getirmeyerek işvereni zarara uğrattığını beyanla asıl davanın reddini, karşı dava olarak davacının işvereni maddi ve manevi zarar uğrattığını beyanla maddi ve manevi tazminat alacağı ile ihbar süresinin karşılığı olarak ihbar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının tüm temyiz itirazları ile davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesine rağmen davacı-karşı davalı lehine bir kez vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
Ayrıca asıl davada reddedilen miktar 200.00 TL olduğu halde davalı yararına 1.500.00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/15296, K. 2017/13294, 5 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama