İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/17874 K.2015/22274

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2015/17874Karar2015/22274Tarih29 Haziran 2015Okuma7 dk · 1.460 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2015/17874 E., 2015/22274 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, asıl davada, davalı sendika genel yönetim kurulunun 14.10.2014 tarihli kararının iptaline ve 01.10.2014 tarihli delege seçim sonuçlarının geçerli olduğunun tespitine, birleşen davada ise davalı sendika ... şubesinin ... Olağan Genel Kurulunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.460 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, asıl davada, davalı sendika ... şube genel kurulunu oluşturacak delege seçimlerinin 01.10.2014 tarihinde gerçekleştirildiğini, seçimi kendisinin listesinin kazandığını, yetkisi olmamasına rağmen genel merkezin seçimi iptal etme kararına itiraz ettiklerini, davalı sendika genel merkezinin 15.10.2014 tarihinde almış olduğu iptal kararının usul ve kanuna aykırı olup iptalinin gerektiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının genel kurul dışında yapılan delege seçimlerine itiraz mercii olarak iş mahkemelerini gösterdiğini,

ancak mevcut durumda itirazın genel merkeze yapıldığını ve genel merkezin de yetkisi olmamasına rağmen bu seçimi iptal ettiğini, bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek genel merkezin almış olduğu kararın iptali ile 01.10.2014 tarihli seçim sonuçlarının kesin sonuç olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, birleşen davada ise, müvekkilinin ... şube üyesi olduğunu ve delege seçimlerinde aday olduğunu, 01.10.2014 tarihli seçimde müvekkilinin aday olduğu listenin seçimi kazandığını ve müvekkilinin delege olmaya hak kazandığını, iş bu delege seçiminin davalı sendika genel merkezi tarafından yasal yetkisi olmamasına karşın iptal edildiğini, müvekkilinin delege olmaya hak kazandığı seçimlerin usulsüz iptali neticesinde müvekkilinin şube genel kuruluna delege olarak katılamadığını ve seçimlerde seçme ve seçilme hakkını kullanamadığını ileri sürerek Kayseri 1 nolu şubesinin 10. genel kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, somut olayda yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, tüzel kişiliği bulunmayan sendika şubesinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının haksız olarak yenilendiğini ileri sürdüğü Karayolları 62. şube Pınarbaşı işyerinde yapılan delege seçiminin iptali için dava açmadığından,

bu seçimde belirlenen ve itiraz olmaması nedeniyle delegelikleri kesinleşen üyelerin katılımıyla gerçekleştirilen genel kurulda herhangi bir sakatlık bulunmadığını, davacının, delege seçimlerinin usulsüz yapıldığını ileri sürdüğü Karayolları 62. şube Pınarbaşı işyerinin delege sayısı, şube genel kurulunda yapılan seçim sonuçlarını değiştirecek büyüklükte olmadığını, şube genel kurulunun iptali talebine dayanak gösterilen, davacının genel kurula katılamadığı, seçme ve seçilme hakkının elinden alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 15.10.2014 tarihli delege seçimlerinin iptaline, süresinde açılmadığı gerekçesiyle de birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Mahkeme kararı, asıl dava yönünden davalı, birleşen dava yönünden ise taraflarca temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

6356 sayılı Kanun’un 2/1-ğ maddesinde sendikalar “İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar” olarak tanımlanmıştır. Anayasanın 51. maddesi de aynı doğrultudadır. Aynı maddenin son fıkrasında sendikaların yönetim ve işleyişlerinin demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı vurgulanmıştır.

Genel kurul sendikaların iradesini yansıtan nihai karar organıdır. Genel kurullar bakımından asıl olan ise olağan genel kuruldur. Olağan genel kurul, kanunda ve daha kısa bir süre belirlenmesi koşuluyla tüzükte öngörülen sürelerde düzenli olarak yapılmak zorunda olunan ve yapılması için herhangi bir sebebin ortaya çıkması gerekli olmayan genel kuruldur. Olağanüstü genel kurul ise ancak genel kurulun olağanüstü toplanmasını gerektirir nitelikte objektif ve ciddi sebeplerin bulunması halinde söz konusu olan istisnai nitelikteki genel kuruldur.

6356 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, genel kurulun, sendika ve şubelerin zorunlu organlarından olduğu belirtilmiştir. Genel kurulun görev ve yetkileri, aynı Kanun'un 11. maddesinde düzenlenmiş olup, maddeye göre, sendika organlarının seçimi yetkisi de genel kuruldadır. Bu itibarla, sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerinin belirlendiği genel kurulların, demokratik esaslar doğrultusunda icra edilmesi, sendika içi demokrasinin gerçekleşmesi yönünden son derece önemlidir. Bu cümleden olarak, bir sendikanın demokratik yapıya sahip olup olmadığına ilişkin en somut ölçüler genel kurulun yapısı ve işleyişinde aranmalıdır (ŞAHLANAN, Fevzi, Sendikaların İşleyişinin Demokratik İlkelere Uygunluğu, İstanbul, 1980, sh.119).

Diğer taraftan, sendikalar hukukunda, tüzel kişiliğin sadece sendika genel merkezlerine ait olması ve sendika şubelerinin tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle, sendika şubelerine dava yöneltilemeyeceği söylenilebilirse de, şube genel kurulunun iptali davaları söz konusu olduğunda konuya ihtiyatla yaklaşmakta zaruret bulunmaktadır.

Nitekim sendika şubelerinin, anılan davada taraf olarak yer almaması, şubelerin haklarını yeterince savunamama sonucuna yol açabilmekte ve bu durum da, 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde ifade edilen hukuki dinlenilme hakkının ihlali neticesini doğurmaktadır.

Şu halde, şube genel kurulunun iptali davalarında, sendika genel merkezi ile sendika şubesi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve davanın, sendika genel merkezi yanında, ilgili sendika şubesine de yöneltilmesi gerektiği ifade edilmelidir. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 09.06.2014 tarih, 2014/15387 esas, 2014/16184 karar sayılı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 21.06.2011 tarih, 2011/27022 esas, 2011/18864 karar sayılı ilâmı)

Bu genel açıklamalar ışığında tarafların temyiz itirazları değerlendirildiğinde;

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-İnceleme konusu uyuşmazlıkta, asıl dava, 01.10.2014 tarihli delege seçim sonuçlarının, kesin sonuç olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Somut olayda, davalı sendika ... şube başkanlığı ... Olağan Genel Kurulunu oluşturacak delegelerin belirlenmesi için, TCK. 62. Şube Şefliği işyerinde 01.10.2014 günü delege seçimleri gerçekleştirilmiş ve davacı da delege seçilmiştir. Daha sonra, bazı üyeler tarafından genel merkeze yapılan itirazlar üzerine genel merkezce yapılan denetim üzerine genel başkan ile genel teşkilatlanma sekreteri imzalı rapor düzenlenerek delege seçiminde usulsüzlükler olduğu ve seçimin yenilenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine 14.10.2014 tarihli genel yönetim kurulu kararı ile itirazların haklı olduğu gerekçesiyle delege seçimlerinin yenilenmesine karar verilmiş ve bu doğrultuda delege seçimleri 21.10.2014 tarihinde yenilenmiştir.

Yönetim kurulu kararının dayanağı, sendika delege seçim yönetmeliğinin 13. maddesidir.

Anılan hükmün birinci fıkrasına göre “Delege seçimlerine, seçimin serbest, eşit, gizli, oy, açık sayım ve dokum esaslarına uyulmadığı gerekçesiyle ve somut olay belirtilmek suretiyle, Delege seçimine katılan üye veya üyeler tarafından seçim tarihini izleyen (seçim günü hariç) (3) işgünü içinde Şube Başkanlığına verilecek dilekçe ile itiraz olunabilir.” Aynı hükmün dördüncü fıkrasına göre de “İtirazın kabulü halinde, Sendika Yönetim Kurulu'nca itiraza konu işyerindeki delege seçimi iptal olunur.

O işyerine hasren, evvelce ilan edilen delege seçimine katılmaya hak kazanan Sendika üyeleri listesi değiştirilmeksizin delege seçiminin belirlenecek en yakın tarihte yenilenmesi kararlaştırılır ve bu doğrultuda işlem yapılması için ilgili Şube Başkanlığı'na talimat verilir.”

Bu noktada, kısaca sendikaların tüzüklerini ve iç yönetmeliklerini düzenleme hakkına değinmekte yarar vardır.

6356 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, sendikal hak ve özgürlüklerin, özgürlükçü ve demokratik toplum esasları temelinde düzenlendiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, sendikal özgürlüklerin başında, sendikaların, kurulduktan sonra faaliyetlerinde ve yönetiminde serbest olabilmeleri hususunun geldiğini ifade etmek gerekir. Şüphesiz, yönetimde serbest olması gereken sendikanın, tüzüğünü, kendi iradesi ile belirlemesi gerektiği tabiidir.

Ülkemiz tarafından 1993 yılında onaylanan, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün, Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 sayılı Sözleşmesi’nin 3/1. maddesine göre de “Çalışanların ve işverenlerin örgütleri tüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptirler.”

Niteliği gereği demokratik kuruluş olması gereken sendikaların, kendi iradeleri ile tüzüklerini belirleme hakkı da, özgür ve serbestçe faaliyet de bulunmalarının ön koşulu olan sendika içi demokrasi ilkesi ile sınırlıdır. Uluslararası sözleşmeler, hukukun genel ilkeleri ve demokratik hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan düzenlemelerin, sendika içi demokrasiye zarar verecek olması nedeniyle, çağcıl hukuk düzenince korunması düşünülemez. Nitekim 87 sayılı ILO sözleşmesinin 3/2. maddesinde de, sendikaların tüzüklerini düzenleme hakkının, yasaya uygun şekilde kullanılması gerektiği ifade edilmiştir.

07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasında, genel kurul dışında yapılan delege seçimlerine karşı vaki itirazların mahkemece karara bağlanacağı açık olarak ifade edilmiştir. Bu cümleden olarak, sendika seçim yönetmeliğinin 13. maddesinin, kanunun emredici hükmüne aykırı olması sebebiyle uygulanamayacağı tartışmasızdır.

Bu itibarla, mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi isabetli ise de, talep aşılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yapılacak iş, taleple bağlı kalınarak, genel yönetim kurulunun 14.10.2014 tarih ve 518 sayılı kararının iptali ile 01.10.2014 tarihli delege seçim sonuçlarının geçerli olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.

Bununla birlikte, 21.10.2014 tarihli delege seçiminin hukuki sonuçları şube genel kurulunu etkileyeceğinden, bu hususun da, birleşen dava da gözetilmesi gerekmektedir.

Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar isabetsizdir.

3-İnceleme konusu uyuşmazlıkta, birleşen dava ise, şube genel kurulunun iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, kanuni süresinde açılmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, karar, dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

6356 sayılı Kanun'un 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Bakanlık veya kuruluş ya da şubesinin üye ve delegeleri; kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama iddiasıyla, bu işlemlerin veya genel kurulun iptali için genel kurul tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilir.”

Somut olayda, birleşen davada iptali talep olunan şube genel kurulu 16.11.2014 tarihinde gerçekleştirilmiş, dava ise 27.11.2014 tarihinde açılmıştır. Bu itibarla, mahkemece kanuni süresinde açılan davada, işin esasının incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/17874, K. 2015/22274, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/17874
Karar No
2015/22274
Tarih
29 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/17874 K.2015/18551
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/17875 K.2015/22284
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/17876 K.2015/22275
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/17877 K.2015/22285
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/17879 K.2015/18792
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/17880 K.2015/18790

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.