İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/18939 K.2016/26066

Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine…

Esas2015/18939Karar2016/26066Tarih22 Kasım 2016Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2015/18939 E., 2016/26066 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Kasım 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

991 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Dava

Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.11.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.

Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... ile Asil geldi, karşı taraf adına ... ve ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, asıl dava ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalıya ait hastane işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebep olmadan feshedildiğini, işlemiş faizleriyle birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret alacakları ve sözleşmede belirlenen cezai şart alacağının tahsili için işveren aleyhine icra takipleri yapıldığını, takiplerin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, icra takiplerine vaki itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle asıl davanın kısmen kabulüne, ücret alacağı ile ilgili birleşen davanın kısmen kabulüne, cezai şart alacağına yönelik birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Ayrıca, Mahkemenin 22.05.2015 tarihli ek kararıyla, davacı vekilinin, hükmün davalı taraf bakımından kesinleşmiş sayılmasına karar verilmesi hakkındaki talebinin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraflar vekillerince; ek karar ise ayrıca davacı vekilince temyiz etmiştir.

1-Mahkemenin 22.05.2015 tarihli ek kararına yönelik, davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden;

Davacı vekilinin, hükmün davalı taraf bakımından kesinleşmiş sayılmasına karar verilmesi hakkındaki talebinin reddine dair, mahkemenin 22.05.2015 tarihli ek kararı, usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazının reddiyle, 22.05.2015 tarihli ek kararın onanmasına karar verildi.

2-Mahkemenin esas hakkındaki 16.04.2015 tarihli kararına yönelik, taraflar vekillerinin temyiz itirazları yönünden;

Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3-Taraflar arasında imzalanan 12.02.2008 tarihli iş sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen, ciroya bağlı belirlenmesi gereken ücret yönünden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kayıtların uyuşmazlık konusunda uzman olan mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi, açıkça ciroya dayalı hesaplama yönünden uzmanlığının yeterli olmadığını belirtmiş olmasına rağmen, mahkemece bu yönün nazara alınmaması hatalı olmuştur. Bu halde, ciroya dayalı ödenmesi gereken miktar bakımından, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak sonuca gidilmelidir.

Diğer taraftan, 12.02.2008 tarihli iş sözleşmesinin, “6.2.1.” maddesindeki, “Bu rakam her yıl TÜFE+TEFE’nin yarısı kadar otomatik olarak yükselecektir.” şeklindeki hükmün, hesaplamalarda nazara alınmaması da hatalıdır.

Ayrıca şu husus da belirtilmelidir ki, davacı vekili, 24.01.2014 havale tarihli dilekçesinde, toplam ücret alacağı (ana para kısmı) yönünden, 340.232,01 TL’yi kabul ettiğini ifade etmiştir. Bu halde, yukarıdaki paragraflarda belirtilen bozma sebepleri nazara alınarak yapılacak hesaplamalara göre belirlenecek ücret alacağının bu miktardan daha fazla çıkması ihtimalinde, 340.232,01 TL miktarıyla bağlı kalınması gerekecektir.

4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, geçmiş gün faizi hesaplaması açısından, 12.02.2008 tarihli iş sözleşmesinin “6.3” maddesinde yer alan, “her ayın ilk haftası içinde” şeklinde gösterilen ödeme zamanının açık vade sayılmaması hatalı olmuştur.

Kabule göre de, temerrüt ihtarının karşı tarafa 02.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme için yedi günlük süre verildiği nazara alındığında, temerrüdün 09.05.2012 tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekirken, 10.05.2012 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü yerinde değildir.

5-Kıdem tazminatı alacağı bakımından geçmiş gün faizi hesaplamasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, en yüksek mevduat faizi oranının yüzde onsekiz olarak esas alındığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı noktasında bir araştırma yapılmamıştır. Bu yön araştırılarak, faiz oranı yeniden değerlendirilmelidir.

6-İş sözleşmesinin, “7.3” maddesinde, cezai şart alacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin baştan itibaren belirsiz süreli olduğunun esas alınması gerektiği ve buna bağlı olarak da cezai şarta ilişkin düzenlemenin geçersiz olduğu kabul edilerek, bu alacağa yönelik birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme süreli olarak yapılmış ise de, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11.maddesi uyarınca sözleşmenin belirli süreli olmasını gerektiren objektif koşullar bulunmadığından sözleşmenin başından itibaren belirsiz süreli olarak kabulü gerekecektir. Ancak, sözleşmenin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi, öngörülen cezai şartın geçersizliği sonucunu doğurmamalıdır. Aksi durumda sözleşmede kararlaştırılan tüm hususların geçersiz olması gibi bir sonuç ortaya çıkar.

Objektif şartların bulunmaması, sadece tarafların süre konusundaki belirlemelerini geçersiz kılar ve sözleşmeyi belirsiz hale dönüştürür. Sözleşmenin belirsiz süreli olması cezai şart kararlaştırılmasına engel değildir. Bu sebeple, objektif şartların yokluğu nedeniyle belirsiz süreli sayılan sözleşmedeki cezai şartın geçersiz olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Başka bir anlatımla belirli süreli olarak yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olduğu kabul edilse bile, sözleşmede öngörülen süre bitmeden haksız olarak sözleşmeyi fesheden taraftan diğer tarafın cezai şart talep hakkı korunmalıdır.

Anılan sebeplerle, mahkemece, cezai şart düzenlemesinin geçersiz olduğunun kabul edilmesi hatalıdır. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğinin sabit olmasına göre, cezai şart talep koşulu oluşmuştur. Bu noktada şu husus da belirtilmelidir ki, cezai şart miktarının üst sınırı, davacının, iş güvencesi kapsamında olsaydı, hüküm altına alınabilecek işe başlatmama tazminatı miktarıdır. Belirtilen üst sınırın üzerine çıkmamak kaydıyla, eldeki davaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son maddesi uyarınca, sözleşmede öngörülen miktardan indirim yapılarak, ulaşılacak sonuç miktar yönüyle itirazın iptaline karar verilmelidir.

7-Gerekçeli kararda, ayrıca birleşen ... 1. İş Mahkemesi’nin 2013/870 esas sayılı dosyasından bahsedildiği görülmektedir. Dosya kapsamının incelenmesinden, yetkisizle gelen dosyanın aslının, mahkeme esasının 2013/134 sırasına kaydedildiği, aynı dosyanın suretinin ise ayrı bir dava dosyasıymış gibi esasın 2013/870 sırasına kaydedildiği, ardından birleştirme kararı tesis edilmesi suretiyle, 2013/870 esas sayılı dosyanın eldeki davayla birleştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu durum fark edilerek, karar gerekçesinde açıklanmıştır. Bu halde, sehven, ayrı bir dava dosyasıymış gibi farklı bir esasa kaydedilen ve sonrada eldeki dosyayla birleştirilen ... 1. İş Mahkemesi’nin 2013/870 esas sayılı dosyası bakımından, karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm sonucu tesis edilmelidir.

Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/18939, K. 2016/26066, 22 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Yargıtay Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/18939
Karar No
2016/26066
Tarih
22 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/18939 K.2016/18028
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/18944 K.2016/9626
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/18946 K.2016/14833
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/18949 K.2016/13526
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/18950 K.2016/9843
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/18951 K.2016/18043

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.