KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/20067 E., 2017/24964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davatürü
- ALACAK
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, işe iade davasını kesinleştiğini, işe başlama talebinde bulunmasına rağmen işe başlatılmadığını iddia ederek işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen 4 aylık süre ücreti için ilamsız takip başlattığını, davalının bu takibe yaptığı haksız itirazın reddi ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davalı tarafından gönderilen işe başlatma ihtarnamesinin davacı taraf adreste tanınmadığından bahisle iade geldiği, ihtarnamenin gönderildiği adresin davacı işçinin iş sözleşmesindeki, davacının işe başlama talepli ihtarnamesindeki, takip talebindeki ve ihtiyati haciz talebindeki adresi ile aynı olduğu görülmüş ise de davalı tarafça ödeme emri tebliğ alındığında dahi davacı işçiyi işe davet ederek işe davette samimi olduğunun gösterilmesi mümkün iken davalı tarafça bu iradenin yansıtılmadığının anlaşılmasına göre,
sonucu itibari ile takibin devamı yönünde verilen karar doğrudur ancak işverenin işçiyi işe davet etmek için tebligat çıkarttığı da dikkate alındığında, davalının işe davette samimi olup olmadığı hususunun çözümü yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatının hükmedilme koşulları oluşmadığı halde, mahkemece davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi hatalı olmuştur.
Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/20067, K. 2017/24964, 15 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama