KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/21624 E., 2017/27847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin ücretlerinin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi nedeni ile haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini, istifa dilekçelerini hür iradesi ile imzalamadığını belirterek kıdem tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve katılma yolu ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Öncelikle belirtmek gerekirki, davalı şirketin Limited Şirket olan unvanının , yargılama sırasında ... Şirket olarak değiştirildiği belirtilmişse de, gerekçeli karar başlığındaki bu hatanın ticaret sicil kayıtları temin edildikten sonra mahkemece herzaman düzeltilebilecek bir hata olması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre, brüt hesaplanan alacakların mahkemece net olduğu belirtilerek hüküm altına alınması hatalıdır.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/21624, K. 2017/27847, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama