KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/22653 E., 2017/28617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 23/02/2006 tarihinden itibaren davalı şirkette bobin açma elemanı olarak çalıştığını, davalı şirketin daha sonra isim ve ünvan değişikliğine uğradığını, davacının iş sözleşmesinin 14/09/2010 tarihinde geçerli neden olmaksızın feshedildiğini,müvekkilinin çalıştığı işyerinde en son olarak almış olduğu ücretin net 1.300,00 TL olduğunu, işyerinde haftanın altı günü 08.00-18.30 çalıştığını, haftada dört gün ortalama akşam saat 21.00'e kadar çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,davacının çalışmış olduğu dönemde mazeretsiz ve izinsiz olarak dört gün üst üste işyerine gelmediğini,18/09/2010 tarihinde müvekkili şirket tarafından devamsızlık sebebi ile haklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının yıllık izin alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemece davacının hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamındaki davacıya ait imzalı 2007 ve 2009 Temmuz ayları ile 2008 Haziran ayı ücret bordrolarında ücretli yıllık izin kullandırıldığının belirtildiği, 2010 Temmuz ayı ücret bordrosunda da yıllık izin süresinin belirtildiği, bordronun imzasız olduğu ancak banka hesap ekstresine göre ödendiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece ücret bordrolarında belirtilen yıllık izin süreleri dikkate alınmadan yıllık izin alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kabul red oranına göre yargılama giderinin değerlendirilmemesi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/22653, K. 2017/28617, 14 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama