KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/2379 E., 2016/8898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile davacıya ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını, davacının tüm ücretlerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Dosya içeriğine göre; davalı işyerinde satış müşteri danışmanı olarak çalışan davacının, reyon görevlisi ile işbirliği halinde, fesih bildiriminde özellikleri belirtilen ürünü başka bir ürünün kodundan kesmek ve bu ürünün metrekare fiyatı üzerinden faturalandırmak suretiyle satın aldığı sabittir. Söz konusu hileli davranışların, işverenin güvenini sarsıcı nitelikte olup doğruluk ve bağlılık ile bağdaşmadığı açıktır. Feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatlarının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/2379, K. 2016/8898, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama