KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/23815 E., 2015/35311 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, işyerinde çalışan işçi sayısının 26 olduğunu, iş sözleşmesinin ekonomik kriz nedeniyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirketin fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısının 27 olduğu, aynı gruba ait olsalar da farklı tüzel kişiliklere ait işyerlerindeki işçi sayısının göz önünde bulundurulamayacağı, davacının gruba ait şirketlerce birlikte çalıştırıldığının iddia ve ispat edilmediği, en az otuz işçi koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "Somut olayda mahkemece de kabul edildiği üzere aralarında organik bağ bulunan aynı gruba ait birden çok şirket bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İş güvencesinden yararlanma koşullarına ait hükümler emredici nitelik taşımaktadır. Bu nedenle davacının iş güvencesi hükümleri kapsamında olup olmadığı re'sen araştırılmalıdır.
Davacının görevi ve ticaret unvanları itibariyle aynı konuda faaliyet gösterdikleri izlenimi doğan birden fazla şirketin bulunduğu dikkate alındığında davacının birlikte istihdam edilmiş olabileceği ihtimali söz konusudur.
Konunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması bakımından şirketlerin adresleri ve faaliyet konuları ile aralarında personel transferi yapılıp yapılmadığı gibi hususlar araştırılarak; aynı adreste ve aynı konuda faaliyet gösteren şirketler arasında personel transferi de söz konusu olduğu takdirde otuz işçi sayısına ilişkin koşulun gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Aksi halde şimdiki gibi davanın reddi yönünde hüküm kurulmalıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece yapılan yargılamada, davalı şirket ile diğer ..., .... ve .... isimli şirketlerin aralarında şirket adresleri, faaliyet konuları, personel transferi nedeniyle, dört şirkette davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte çalışan toplam sayının 30'un üzerinde olması ve feshin haklı nedene dayandığının ispat yükü üzerinden bulunan davalı şirket tarafından ispat edilememesi nedeniyle feshin geçersizliğine ve davacının işe aidesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/23815, K. 2015/35311, 22 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama