KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/26954 E., 2018/6517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'na bağlı Muş Acil Servisi'nde otomasyon bilgi işlem personeli olarak 02.02.2005 tarihinde işe başladığını, bu işyerinde aralıksız olarak 11.10.2013 tarihine kadar çalıştığını, davalı işverenin haksız ve gerekçesiz olarak iş akdini feshettiğini ileri sürerek bir kısım işçi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin feshi halinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücretlerin, son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Ancak, kanunda izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur. Bununla birlikte, faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve 4857 sayılı Kanunun 34. maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. O halde, izin ücreti için uygulanması gereken faiz yasal faiz olmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece yıllık ücretli izin alacağına, yasal faize hükmedilmesi gerekirken, en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi ,
3- Davalı kurum harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcından yalnızca davalı şirketin sorumlu olduğunun hükümde açıkça belirtilmemesi ,
4- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek davalı için vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu vekalet ücretinin hangi davalıya ait olduğunun açıklanmamış olması ,
5-Davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinden davalıların birlikte sorumlu olduğunun hükümde belirtilmemiş olması, hatalı olup bozma sebebi ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. Maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/26954, K. 2018/6517, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama