KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/30844 E., 2018/8976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının çalışma sürelerinin kuruma tam olarak bildirilmediği, davalı ile aralarında bu nedenle huzursuzluk yaşandığı, en son davalı şirket yetkilisinin kendisine hakaret ederek iş akdine son verildiğini beyan ederek bir kısım ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığı gerekçesi ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, dava 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu 01.06.2010 tarihinde kısmi olarak açılmıştır. Davalı vekili ıslahtan sonra yöntemince zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeni zamanaşımı def’i dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmelidir. Somut olayda dava, kısmî dava olarak ve 6100 sayılı HMK’nın yürürlükte olmadığı tarihte açılmıştır. Dava tarihinde belirsiz alacak davasına ilişkin hükümler yürürlükte değildir. Islah tarihinden geriye doğru 5 yıl gidildiğinde zamanaşımına uğrayan alacaklar da bulunduğundan mahkemece davalının zamanaşımı def’i doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı def’inin gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/30844, K. 2018/8976, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama