KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/32045 E., 2015/34668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı beş ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davacı ve davalı ... avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş sözleşemesinin haklı ya da geçerli sebeple feshedildiği işverence ispat edilemediğinden mahkemece feshin geçersizliği ile muvazaa sebebiyle davacı işçinin asıl işveren nezdindeki işine iadesine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak dairemiz uygulamasına göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu durumlarda bu ilişkinin muvazaalı olduğu ileri sürülse bile işe iade davası yönünden asıl ve alt işveren arasında usuli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Ayrıca muvazaalı ilişki içerisinde bulunan kişilerin buna dayanması ve bundan yararlanması düşünülemeyeceğinden feshin geçersizliğinin mali sonuçlarından asıl işveren ve görünürdeki son alt işverenin birlikte sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu itibarla muvazaa gerekçesiyle son alt işveren yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/32045, K. 2015/34668, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama