KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/3270 E., 2015/6143 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dahili davalı
- A...
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin gerekçe gösterilmeden feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının .... işçisi olduğunu, müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı vekili, davacının iş sözleşmesine ve çalışma düzenine aykırı davranışlar gösterdiğini, işine karşı ciddiyetsiz olduğunu ve işin gereklerini ikazlara rağmen yerine getirmediğini, bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ... ...'un asıl işveren, dahili davalı...in alt işveren olduğu, davacının ...işçisi olarak çalıştığı, davacı işçi hakkında tutulan ve aksi iddia olunmayan 30.09.2011, 12.03.2007, 17.09.2009, 24.11.2011, 06.11.2012 tarihli tutanaklara istinaden tüm eylemleri ve son eylemi sebebiyle artık işçi ile işveren arasındaki ilişkinin bozulduğu, işverenden artık bu iş sözleşmesini devam ettirmesinin beklenemeyeceği ve fesih sebeplerinin geçerli fesih boyutuna ulaştığı, bu sebeplerle işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davalı işveren 12.02.2013 tarihli fesih bildirimi ile 2007, 2009, 2011 ve 2012 yıllarında düzenlenen tutanaklara istinaden fesih gerçekleştirmiştir. Halbuki, son tutanak tarihinden itibaren makul süre geçtikten sonra yapılan bu feshin artık geçerli sebebe dayandığından bahsedilemez. Bu sebeple davanın kabulü yerine hatalı değerlendirme ile davanın reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
...
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/3270, K. 2015/6143, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama