KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/33118 E., 2018/13366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29/05/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili ... ... ile ... taraf adına vekili ... Serkan Yalavaç geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin fazla çalışma ücreti ve fazla çalışma ücretinin yüzde...fazlalık alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti ile fazla çalışma ücretinin yüzde...fazlalık alacaklarına mevduat faizi işletilmesine karar verilmiş ise de, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'da söz konusu alacaklara mevduat faizi işletileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığının gözardı edilmesi hatalıdır. Kaldı ki, davacı tarafın talebinin, kanuni faiz işletilmesine yönelik olduğu dikkate alındığında, talebin dahi aşıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davanın belirsiz alacak davası türünde açılmasına göre, hüküm altına alınan alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihi ayrımına göre faiz başlangıç tarihlerinin belirlenmesi de yerinde değildir.
Yukarıda belirtilen hatalı yönler bozma sebebi ise de, hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/33118, K. 2018/13366, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama