KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/33870 E., 2018/21480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekili tarafından duruşma istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/10/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Davacı adına vekili ... ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, fazla çalışma ücreti noktasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde bir dönem teknik ofis şefi, bir dönem ise proje müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının, proje müdürü olarak çalıştığı dönem bakımından, fazla çalışma ücreti talebinin değerlendirilmesinde üst düzey yöneticilik meselesinin üzerinde durulmaması hatalıdır. Proje müdürü olarak çalışılan dönem bakımından, işyerinde davacının mesai saatlerini denetleyen, bu yönde davacıya görev ve talimat veren bir başka yönetici bulunup bulunmadığı hususları taraf tanıklarının beyanlarına yeniden başvurularak aydınlatılmalı, neticeye göre bir sonuca gidilmelidir.
3-Davacının aylık ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının dava tarihinden sonra ödenmiş olmasına göre, söz konusu talepler bakımından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetlidir. Ancak, dava dilekçesinde talep edilen aylık ücret ve yıllık izin ücreti miktarlarının, davacı lehine belirlenen vekalet ücretinin tespitinde dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/33870, K. 2018/21480, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama