KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/33957 E., 2018/15634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- TAZMİNAT
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 1996-2009 yılları arasında matbaa işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle işverence feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işten kendisinin ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, davacının ihbar tazminatı ile fazla mesai ve hafta tatili ücretine yönelik talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında, davacının işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; iş sözleşmesi davacı tarafından 26.06.2009 tarihinde feshedilmiş olup, dava 26.04.2010 tarihinde açılmış, davacı 06.07.2015 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile davasını bilirkişi raporu doğrultusunda miktar yönünden ıslah etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde davaya karşı zamanaşımı savunmasında bulunmamış ancak ıslaha karşı süresinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece ıslaha karşı olan zamanaşımı savunması değerlendirilmemiştir. Bu durumda davalının, ıslaha karşı vaki zamanaşımı defi değerlendirilerek ve gerekirse bilirkişiden ek rapor aldırılarak belirlenecek alacakların hüküm altına alınması gerekirken davalının ıslaha karşı yaptığı zamanaşımı savunması dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/33957, K. 2018/15634, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama