KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/34373 E., 2016/4233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
.
DAVA
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, davacının hafta tatili, fazla çalışma ve genel tatil alacakları talebinin kısmen kabulüne, sair hususlar yönünden ise asgari geçim indirimi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacakları yönünden verilen hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Bozma öncesi mahkemece asgari geçim indirimi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacakları talepleri kabul edilmiştir. Yargıtay'ca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukuki geçerliliğini yitirir. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olmalıdır. Mahkemece bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı temyizi yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacının reddedilen alacak taleplerinin toplam tutarının takdiri indirim dışında 12.884,99 TL olduğu, mahkemece davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesine uyarınca 1.546,20 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/34373, K. 2016/4233, 17 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama