KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/35410 E., 2018/19087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 24/06/2010-02/07/2012 tarihleri arasında davalı ... Ajansında çalıştığını, 6772 sayılı yasa gereğince ödenmesi gereken ilave tediye alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ilave tediye alacağının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusu ilave tediye alacağına uygulanan faizin türü noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının dava dilekçesinde, alacağına ''mevduata uygulanan en yüksek faiz'' oranında faiz uygulanmasını talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise ''dava dilekçesinde bahsedilen hususlar baki kalmak kaydıyla'' ibaresi ile talepte bulunduğu görülmektedir. Buna göre davacının ıslah talebinde de faiz isteminde bulunduğu kabul edilmelidir.
Ancak, ilave tediye alacağı, 6772 sayılı ''Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun’dan'' kaynaklanmakta olup, kanuni faiz işletilmesi gerekirken, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında hükmedilmesi yerinde değildir.
Buna göre ise, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmamış olduğu da gözetilerek, dava ve ıslah tarihleri dikkate alınmak suretiyle ''yasal faiz oranını geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz'' oranı üzerinden faize hükmedilmelidir.
Açıklanan şekilde hüküm kurulması gerekirken, ilave tediye alacağına mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı bulunup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/35410, K. 2018/19087, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama