KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/35784 E., 2016/2230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının işçinin dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı boşta geçen süre için en çok beş aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacının iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli sebeple feshedildiği işverence ispat edilemediğinden mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetlidir. Mahkemece asıl işveren ile alt işveren arasındaki hizmet ilişkisinin muvazaalı olduğu tespiti isabetsizdir. Bu sebeple taşeron şirket nezdindeki işine iadesi gerekmektedir.
Mahkeme her ne kadar işin teknolojik veya uzmanlık gerektirebilecek bir iş niteliğinde olmadığını belirtse de 5393 sayılı Bedeliye Kanunu'nun 67. maddesine göre belediyeler somut olaydaki gibi işlerinde ihale yoluna gidebilmektedir. Ayrıca, bir çok işyerinde temizlik, bakım, servis, yemek ve güvenlik gibi yardımcı işler taşeron şirket tarafından yerine getirilmektedir. Tüm bunlar dikkate alındığında, davalı belediyenin işe iade açısından herhangi bir sorumluluğu yoktur.
Mahkemenin verdiği kararda işçinin boşta geçen süre için belirlediği beş aylık tazminat da yerinde değildir. Boşta geçen süreye ilişkin tazminat miktarı (ücret ve diğer hakları) 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinde en çok dört ay olarak geçmektedir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/35784, K. 2016/2230, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama