KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/5301 E., 2016/11405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fark ücret, ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil, fark aile, çocuk, giysi ile yakacak ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini emeklilik sebebi ile feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin, fark ücret, ikramiye, genel tatil, aile, çocuk, giyim ve yakacak yardımı alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 5620 sayılı Kanundaki şartları taşımaması sebebi ile daimi işçiliğe geçirilemediğini, bu sebeple istihdam sağlamak amacı ile altı aylık sürelerle alt işveren nezdinde çalıştırıldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan ispatlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda ödenmesi gereken faiz mevduata uygulanan en yüksek faizdir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Dosya içeriğine göre; davacının emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğini ve kuruma başvurduğunu işverene belgelemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/5301, K. 2016/11405, 19 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama