KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/7794 E., 2015/11301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş yerinde davadışı bir bayan çalışan hakkında diğer çalışanlara gayri ahlaki beyanlarda ve ithamlarda bulunduğu duyumunun alındığını, bunun üzerine olayın soruşturulması esnasında davacının 27.03.2014 tarihli savunmasında da tüm olayı kabullendiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece işyerinde genel olarak bir dedikodu ortamının mevcut olduğu, dedikoduyu bizzat davacının çıkardığı hususunun anlaşılamadığı gibi feshin son çare olduğu düşünüldüğünde davacının iş sözleşmesinin feshi uygulamasının haksız olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesinekarar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (d) alt bendinde, işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Sataşma, sadakat borcuna aykırılığın özel bir hali olarak kabul edilmektedir. Sataşma söz veya fiili tecavüz anlamına gelen bir harekettir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta iş yerinde çalışan iki işçi arasında ilişki olduğu ve bu kişilerin işyerinde kasa ofisi bölümünde uygunsuz bir halde görüldükleri hususunda dedikodu yayıldığı, davacının vazifesi olmamasına rağmen güvenlik görevlisiden kasa ofisini gösteren kamera kayıtlarına bakılarak durumun tespitini harici olarak istediği, davalı işverenlikçe yapılan soruçturmada, davacının yazılı olarak verdiği savunmasından tanık ...'in beyanından ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hakkında dedikodu çıkarılan işçilerden biri evli olup, sözkonusu dedikodunun kaynağının davacı olduğu tanık beyanları ve dosyada mevcut ayrıntılı ve tutarlı yazılı ifadelerle sabittir. Davacının söz konusu davranışı diğer iki çalışana yönelik
sataşma mahiyetindedir. Bu durumda işverence yapılan fesih haklı sayılmalıdır. Mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Somut olayda, davacıya isnat edilen ve fesih konusu yapılan eylemlerin “sataşma” olarak nitelendirilmesi isabetli olmadığı gibi, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen, 4857 sayılı İş Yasasının 25 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi de yerinde değildir. Davacının belirtilen tutum ve davranışlarının, işveren açısından ancak geçerli fesih nedeni oluşturabileceği kanaatiyle, çoğunluğun feshin haklılığı yönündeki görüşüne katılmamaktayım. 24.03.2015
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/7794, K. 2015/11301, 24 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama