KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/9889 E., 2015/13303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından sözlü olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davanın öncelikle husumet sebebiyle, aksi kanaatin oluşması halinde esastan reddini savunmuştur.
Davalı .... Vekili; davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin süresinin dolması sebebiyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; Dairemizin 01.10.2013 tarih 2013/25417 esas, 2013/20547 karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama çerçevesinde, dosya kapsamına göre davalı ... ile dahili davalı ... arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6-7. Maddesi anlamında asıl-alt işveren ilişkisi niteliğinde bulunduğu, dahili davalı .... tarafından yapılan feshin geçerli sebebe dayalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, feshin geçersizliği ile davacının ...'deki işine iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı ve davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı noktalarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; otobüs şoförü olarak çalışan davacının, işverene ibraz ettiği 27.04.2012 tarihli dilekçe ile yeni yapılacak olan sözleşmeyi imzalamayacağından dolayı kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi şartıyla aynı tarih itibariyle istifa ettiğini belirttiği görülmektedir. Öte yandan, dava dilekçesinde ve yargılama kapsamında, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından sözlü olarak feshedildiği iddia olunmuştur.
Davalı .... vekili ise bu iddia ile ilgili olarak, diğer davalı ile aralarında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin süresinin dolması sebebi ile davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Davacı iddiası doğrultusunda ileri sürülen davalı tarafın söz konusu fesih gerekçesine göre, iş sözleşmesinin, davacının işten ayrılma iradesiyle değil, davalı .... tarafından geçerli sebep bulunmadan feshedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemenin, üst üste yenilenen belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli hale geldiği ve işverence yapılan bir yazılı fesih bildiriminin bulunmaması karşısında davalı ...Ş. tarafından yapılan feshin geçerli sebebe dayalı olduğunun ispatlanamadığı yönündeki kabulü dosya içeriğine uygun düşmektedir.
Öte yandan, Dairemizce incelenen emsal dosyalarda, davalı ....'nin, davalı ... tarafından işçi temini için kurulduğu ve davalılar arasındaki hukuki ilişkide muvazaa bulunduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Sonuç: Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/9889, K. 2015/13303, 13 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama