KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/10311 E., 2019/8017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı ... Genel Müdürlüğü işyerinde, kayden alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, yapılan hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki idari şartnamelerde işçilere ödenecek aylık ücret miktarının düzenlenmesine rağmen müvekkiline şartnamelerde belirtilenden daha düşük miktarda aylık ücret ödendiğini, haksız olan bu uygulama sebebiyle müvekkilinin fark işçilik alacaklarına hak kazandığını, ilave tediye alacağının da ödenmediğini ileri sürerek, ücret farkı ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, yasal süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ödenmesi gerekli aylık ücret miktarının, hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki idari şartnamelere göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu halde, her bir idari şartnamenin yürürlük tarihi nazara alınarak, davacıya ödenmesi gerekli aylık ücret miktarının dönem bazında ayrı ayrı tespit edilmesi gereklidir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 27.02.2009 tarihli sözleşmedeki, ihalenin muhammen bedelinin belirlenmesine yarayan birim fiyata ilişkin maddede yazılı miktarın esas alınarak, 2010 yılının Mart ayına kadar olan dönemdeki ödenmesi gereken ücretin 2.065,00 TL olduğunun kabul edilmesi yerinde değildir.
Söz konusu madde, ihalenin muhammen bedelinin belirlenmesine yarayan birim fiyata ilişkindir. İşçilere ödenmesi gereken ücret noktasında ise, idari şartnamede düzenleme yapılmıştır. Eldeki dosya içeriğinde bulunmamakta ise de, Dairemizce temyiz incelemesi yapılan emsal dava dosyalarında incelenen idari şartname nazara alındığında, hesaplamaya konu 2010 yılının Mart ayına kadar olan dönemde, şoförlere ödenecek ücretin, asgari ücrete oranının “% 276” olacağı kabul edilmelidir.
Bu halde, 01.03.2009-30.06.2009 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 1.838,16 TL. 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 1.912,68 TL. 01.01.2010-28.02.2010 tarihleri arasında ödenmesi gereken ücretin brüt 2.012,04 TL olduğu esas alınmalıdır.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 01.06.2012 tarihinden itibaren ödenmesi gereken ücretin “asgari ücretin % 64 fazlası” şeklinde kabul edilmesi gerekirken, “% 150 fazlası” şeklinde kabul edilmesi de, ilgili tarihte yürürlükte olan idari şartnameye göre hatalıdır. Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/10311, K. 2019/8017, 9 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama