KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/10521 E., 2016/13034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
.
DAVA
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.04.2008 tarihinden itibaren davalıya ait iş yeri nezdinde şoför olarak çalıştığını, davalı işverenlikçe müvekkili hakkında mesnetsiz tutanaklar tutularak iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak 22.07.2015 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin müvekkili Vakıf İç Yönetmeliği’nin 17/6. maddesince bir yıl içerisinde ikiden fazla ücret kesme cezası alma hükmü gereğince haklı sebeple tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı hakkında tutulan tutanakların Vakıf İç Yönetmeliği gereğince iş sözleşmesinin tazminatsız haklı ve de geçerli fesih halini oluşturmadığı kanaatine varılarak feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda işveren tarafından davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep bulunmaksızın feshedildiği sonucuna ulaşılmış ve işçinin işe iadesine karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uymamaktadır.
Dosyadaki deliller ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının uyarılara rağmen mesai saatlerine uymadığı, çalışma kurallarını ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Sözü edilen eylemlerini davalı işveren yönünden fesih için geçerli sebep oluşturduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/10521, K. 2016/13034, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama