KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/11798 E., 2019/15657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işverence feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile davacıya ödenmediğini ileri sürdüğü bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işe devamsızlık yapması üzerine müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, işyerinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde kapalı olduğunu, bir yıllık çalışma süresini henüz tamamlayan davacının talep etmemesi nedeniyle kendisine yıllık izin kullandırılmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Gerekçeli kararda, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu ve Mart ve Nisan ayı ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatına hak kazandığı; ihbar tazminatını ise hak etmediği belirtilmiştir. Ancak mahkemece bu gerekçeden farklı olarak, ihbar tazminatının davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulması hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturmuştur.
Mahkemece bu şekilde çelişkili karar verilmesi, 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun 298/2. maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/11798, K. 2019/15657, 9 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama