KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/11851 E., 2016/14439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 10.06.2003 tarihinde işe başladığını, müvekkilinin üç yıldan bu yana malzeme iç lojistik bölümünde iş makinesi operatörü olarak çalışmasını sürdürdüğünü, davalı iş yerinde faaliyet gösteren ......
İş Sendikasından 25.08.2014 tarihinde istifa ettiğini, dayanışma aidatı ödemek suretiyle de toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğini, bunun üzerine kendisine ayrımcılık uygulandığını ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ödemeleri yapılmadığını, görev yerinin değiştirildiğini, bunun üzerine davalı iş veren aleyhine iş ilişkisi devam ederken sendikal müdahale sebebiyle taraflarına dava açıldığını, bu davadan sonra davalı iş verenin müvekkili üzerindeki baskısının daha da arttığını, sudan sebeplerle savunmasının alındığını ve yapmadığı eylemlerle suçlandığını,
kendilerince iş sözleşmesinin feshi için haklı sebepler oluşturulmaya çalışıldığını, iş verence 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesindeki ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri gerekçesine dayandığını, feshin haksız olduğunu, iş verence yapılan bu feshin asıl sebebi sendikal sebeplerden kaynaklandığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, söz konusu fesih sendikal sebeplerden kaynaklandığından davalı aleyhine müvekkilinin en az bir yıllık brüt ücreti üzerinden sendikal tazminatın belirlenmesine,
müvekkilinin işe iade için işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan dört aylık brüt ücret ve diğer haklarının müvekkiline ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 23.05.2015 tarihinde 08:00-16:00 vardiyasında olmasına rağmen 00:10'da çalışma saatleri dışında işçi çıkışı sırasında personel taşıma servislerinin bulunduğu bölgede ıslık ve protestolarla çalışanlarını provake ettiklerini, bu eylem sırasında yine 08:00-16:00 vardiyasında olmasına rağmen yanlarında bulunan ..., ... ve ... ve 16:00-24:00 vardiyasında çalışmasını takiben gruba katılan ... ile beraber yaptıklarını, bu hususun tutanakla tespit edildiğini, davacının sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasının gerçek olmayıp bu iddiayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmediği ve feshin sendikal sebebe dayanmadığı gerekçeleri ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. İş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalıya ait işyerinde 10.06.2003-26.05.2015 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı işçinin kıdemine ve fesih sebebine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının altı aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Sözkonusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/11851, K. 2016/14439, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama