KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/13781 E., 2016/15847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek müvekkilin işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı ... İsteminin Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı dönem boyunca işyeri kurallarına riayet etmemesi ve görevini layıkıyla yerine getirmemiş olması sebebiyle, 22.01.2016 tarihinde, haklı sebeple iş sözleşmesine son verildiğini ve davacının 06.01.2016 tarihinde işe başlamış olması sebebiyle işe iade davası açmaya hak kazanamadığı savunmasında bulunmuştur.
Davalı ... Belediyesi İsteminin Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde özetle, hukuki yarar, zamanaşımı, dava şartı ve husumet itirazında bulunduktan sonra, davacının ... bünyesinde pazaryerinde denetim personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı şirket tarafından son verildiğini, davacıya bütün görev ve emirlerin şirket tarafından verildiğini, iş ilişkisinde davalı idarenin taraf olmadığını, davalı şirket ile aralarında yalnızca kira sözleşmesi yapıldığını, yirmibir adet pazaryerinin işletme hakkının ... ye yetki ve sorumlulukları ile beraber devredildiğini ileri sürerek, asıl işveren sıfatının bulunmadığı ve dolayısıyla hiçbir sorumluluğu bulunmadığından kendisine yöneltilen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yargılama sonucunda davacı işçinin davalı şirket elemanı olarak çalışmaya başladığı, işe giriş ve çıkışlarının sürekli yenilendiği, belirli süreli iş sözleşmesinin bu şekilde belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğü, davalı şirket ile ... arasında ...
5. Noterliğinde kira sözleşmesi düzenlenerek yirmibir adet pazaryerinin işletilmesi işinin davalı şirkete bırakıldığı, görünürde kira sözleşmesi şeklinde kurulan ilişkinin esasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, sözleşmenin hükümlerinin incelenmesinde pazaryerlerinde yapılacak tahsilatların Belediye adına yapıldığı gibi dükkan ve tezgahların dağılımından bir pazaryerinin işleyişine kadar faaliyetin davalı ... adına gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığı,
bu durumda kira sözleşmesinden bahsedilemeyeceği, davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından Kod 4 yani belirsiz süreli iş sözleşmesinin işverence haklı sebep gösterilmeden feshi şeklinde sonlandırıldığı, aşamalarda davalı şirket tarafından iş sözleşmesinin hangi gerekçe ile feshedildiğine ilişkin bir delil ileri sürülmediği gibi davacının savunmasının dahi alınmadığı, davalı tarafın feshe gerekçe olarak gösterdiği olayın soyut kaldığı, iddiadan öteye geçemediği, davacıya bildirim süresi dahi tanınmadığı, bu sebeple iş sözleşmesinin herhangi bir geçerli sebep olmadan ve gerekçe sunulmadan feshedildiğini kabulde zorunluluk bulunduğu,
davalıların tazminat haklarından asıl işveren - alt işveren sıfatı ile müştereken sorumlu oldukları kanaatine varılarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Temyiz: Davalılar; ... ve ... vekilleri temyiz talebinde bulunmuştur. Gerekçe: Davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanununa uygun asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece de asıl işveren alt işveren ilişkisi geçerli kabul edildiği halde davacının hangi davalıya ait işyerine iade edildiği kararda belirtilmemiştir. Davacı alt işveren olan davalı şirketin işçisi olduğuna göre anılan davalıya ait işyerine iadesine karar verilmelidir. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/13781, K. 2016/15847, 1 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama