KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2016/15906 E., 2019/13221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, iş akdinin haksız olarak fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, asgari geçim indirimi alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Davacı vekilinin yerinde bulunmayan ve süresinde verilmeyen gerekçeli temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin sebepleri bildirilmiş olmayan temyiz isteğinin reddine, davalının ise aşağıdaki bent kapsamındaki temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
2- Taraflar arasında davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi yasa ile getirilmiş olup, bireyin ve ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir. Ücret olarak nitelendirilemez ve işçilik alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda; dava dilekçesinde davacının asgari geçim indirimlerinin hiç ödenmediği iddia edilmiştir. Davalı vekilinin temyiz aşamasında sunmuş olduğu ücret bordroları incelendiğinde, bordroda asgari geçim indirimi ücret tahakkuku bulunduğu ancak bordroların bir kısmının davacı imzasını taşıdığı bir kısmının ise taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu belge ödeme defi niteliğinde olup, her aşamada sunulabilir. Bu nedenle belgede yer alan tahakkukların davacıya ödenip ödenmediği belirlenerek ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/15906, K. 2019/13221, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama